kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Türkiye Barışın ve Sevginin Köprüsüdür

Tarkan Yavaş

Tarkan Yavaş

E-Posta :

Türkiye, Doğu ile Batı arasında barışın tesis edilmesi için hem coğrafi, hem kültürel ve hem de manevi olarak son derece önemli bir köprüdür. Nitekim son dönemde yaşanan olaylar da bu gerçeğin doğrulayıcısıdır.
Bilindiği gibi Batı ve Doğu tarih boyunca her zaman güçlü bir rekabet içinde olmuştur. Bunun sonucunda, belirli dönemlerde bilimsel, kültürel, askeri ve ekonomik alanlarda ülkeler birbirlerine üstünlük sağlamışlardır.
Soğuk Savaş’ın bitmesiyle birlikte dünyanın siyasi geleceğine dair farklı teoriler ortaya atılmış ve bu teorilerin çoğunun temeli “çatışma-düşmanlık” üzerine olmuştur. Örneğin ünlü Medeniyetler Çatışması tezinin kökeninde de bu anlayış yer almaktadır.
Bu tez, Samuel Huntington tarafından işlenen, Soğuk Savaş sonrasına tekabül eden 1990'lı yıllardan itibaren uluslararası ittifak ya da ihtilaflarda belirleyici olan unsurun politik ya da ekonomik ideolojiler değil, medeniyetler olmaya başladığını ve 21. yüzyılda da bu trendin devam edeceğini ifade eden bir tezdir.
 
Sevgi ve kardeşlik olursa çatışma yaşanmaz
Huntington, 21. yüzyılda ittifak ve ihtilaflarda belirleyici unsurun medeniyetlerin yani inançların olacağını vurgularken, tezine verdiği isimden anlaşılacağı gibi bu yüzyılı kendince “çatışma yüzyılı” olarak nitelendirmiş ve büyük bir yanılgıya düşmüştür.
Öncelikle, “Çatışma”, materyalist ve Darwinist dünya görüşünün kullandığı bir kavramdır. Bu görüş, doğayı, tarihi ve hayatı diyalektik olarak açıklamaya çalışırken, çatışma kavramını da bu sürecin dinamizmi olarak belirlemiştir. Oysa çatışma asla dinamizm değil her zaman için yıkım getirmiştir.
Bugünkü bilimsel gelişmeler ve özellikle kuantum fiziği de bize yaşamın dinamiklerinin diyalektik olarak işlemediğini, aksine metafizik bir evrenin var olduğunu göstermektedir.
İnsan, ruha, akla ve inanca sahip bir varlıktır. Dolayısıyla, toplumların sahip olduğu inanç barışa ve sevgiye dayalı olduğu müddetçe, çatışma yaşanmaz aksine huzur ve kardeşlik ortamı oluşur.
Gerçek imanın ve inancın özünde barış ve kardeşlik vardır. Bu anlayışın dışına çıkarak, insanlar arasında ayrımcılığı ve vahşeti inanç ya da din adına meşru kılmaya çalışanlar, hurafeleri ve materyalist dünya görüşünü kendilerine rehber edinmiş bağnazlardır.
Doğu’nun bağnazları olduğu gibi Batı’nın da bağnazları vardır. Bunlar din adına ortaya çıkarak, hurafelerden beslenip toplumlar arasında düşmanlığı körüklerler. Bu hezeyanlarını da sözde dini kaynaklara dayandırırlar.
Bunu engellemenin yegane yolu toplumları doğru bilgilendirmedir. Hurafelerin bir kenara bırakılması ve gerçeklerin ortaya çıkarılması gerekir. Bu da İslamiyet’in gerçek mesajının anlatılması, dinler arasındaki ortak noktaların iyi vurgulanması yani eğitim yoluyla olur.
 
Dünya barışı için inananların ittifakı
İslam dininin ana kaynağı olan kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim doğru ve yanlışı ayırt etmek için en mükemmel kaynaktır.
İslam dini barış ve sevgi dinidir. Aslında bu anlayış –tahrif edilmiş olmalarına rağmen- diğer ilahi dinlerde de vardır. Gerçek anlamıyla dinler ittifakı, kardeşliği ve birliği gerektirir. Nitekim hayali senaryoların aksine Yahudi-Hristiyan inancı ve İslamiyet bir uyum içindedir ve temeldeki bu uyum da ittifaka bir vesiledir.
Hiç kuşkusuz ki iyilik ve kardeşlik üzerine kurulan ittifaklar yeryüzünde huzur ve güven ortamının yaşanmasına vesile olur. Bu üstün ahlak, Kuran ayetlerinde ve Kuran’a mutabık Tevrat ve İncil’in bozulmamış ayetlerinde sıkça yer almaktadır:
Ey iman edenler, hepiniz topluca "barış ve güvenliğe (Silm'e, İslam'a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. (Bakara Suresi, 208)
De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim..." (Al-i İmran Suresi, 64)
Ne iyi, ne güzeldir, birlik içinde kardeşçe yaşamak! (Mezmurlar, 133:1)
... Savaş yayları kırılacak. Kralınız uluslara barışı duyuracak... (Zekeriya, 9:10)
"… Kent kapılarınızda esenliği sağlayan gerçek adaletle yargılayın, yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın… Çünkü Ben bütün bunlardan nefret ederim." böyle diyor Rab. ..." (Zekeriya, 8:16)
Kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin. Herkesle barış içinde yaşamak için elinizden geleni yapın. (Pavlus'tan Romalılara Mektup, 12:17-18)
Ne mutlu barışı sağlayanlara!... (Matta, 5: 9)
Herkesle barış içinde yaşamak ve kutsal [salih mümin] olmak için gayret edin… (İbranilere Mektup, 12:14-15)
… birbirinizle barış içinde yaşayın! (Markos, 9:50)
… Allah sizi barış içinde yaşamaya çağırdı. (Pavlus'tan Korintlilere 1. Mektup , 7:15)
 
Farklılıklar da güzelliktir
Etnik ve kültürel farklılıklar ilk anda bazı kişilerce anlaşmazlık sebebi gibi görülebilir oysa ılımlı politikalarla, birleştirici olunduğunda dünyanın ihtiyacı olan barışı tesis etmek mümkün olacaktır.
İşte bu noktada Türkiye’ye büyük görev düşmektedir. Türkiye İslam’ın getirdiği barış, sevgi ve dostluk mesajlarını tüm dünyaya iletmeye en uygun ülkedir.
Sosyolojik, tarihsel ve coğrafi açıdan da baktığımızda ülkemizin Doğu ile olduğu kadar Batı ile de köklü bağlantıları vardır. Her ne olursa olsun, Batı ile doğru ilişkiler kurabilmekte ve etkisini hissettirmektedir. Bu etki Doğu’da daha da belirgindir.
Türkiye bu tarihi sorumluluğunu mutlaka yerine getirmelidir. Ancak, bunu yaparken kendini iyi ifade etmeli ve hiçbir ülkeyi ya da odağı tedirgin etmemelidir. Asıl gayesinin yeryüzünde barış ve kardeşlik ortamını tesis etmek olduğunu detaylı anlatmalıdır.
Anlaşmazlık yaşayan taraflara ayrım yapmadan yardımcı olmalı ve küçülen dünyanın kaynaklarını doğru bir şekilde, hep birlikte kullanabileceğimizi somut projelerle göstermelidir.
Bu haliyle Türkiye, Doğu ve Batı arasında bir barış ve sevgi köprüsü olacaktır ki Türkiye’nin bundan hiçbir çıkarı yoktur. Bilakis bu çok gayret gerektiren, ağır bir sorumluluktur. Türkiye bunu manevi değerlerini korumak ve tarihten gelen misyonunu tamamlamak için yapacaktır.
 


İzlenme: 677
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR