kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Türkiye’yi bölme planı

Seral İbrahim Köprülü

Seral İbrahim Köprülü

E-Posta :

Erdoğan, ülkemizin son dönemde atlattığı badireleri şu cümleleriyle özetledi, ‘Türkiye’nin böğrüne saplanmak istenen bu hançeri dimdik durarak kararlı bir şekilde üzerine giderek engellememiş olsaydık, halimiz çevremizde gördüğümüz ülkelerden farklı olmazdı. Bir Ukrayna’ya, bir Mısır’a döndürürlerdi. Mısır’da, Ukrayna’da, Suriye’de ne yapmak istiyorlarsa aynısı Türkiye için de yapılacaktı.’

Başbakanımızın önemle dikkatini çektiği ‘Ortadoğu ve Türkiye’yi bölme’ planları, Osmanlı’nın yıkılmasıyla son bulmayan, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra da artarak devam eden büyük bir fitne.

ORTADOĞU ÜLKELERİNİN BÖLÜNMESİ ÖNGÖRÜLERİ

Son olarak New York Times, Robin Wright imzalı bir analize yer verdi. Eylül 2013′te yayınlanan Wright’ın haritasında, Irak 3e, Suriye 3e, Arabistan 5e, Yemen 2ye ve Libya 3e bölünmüş olarak gösterilmişti. NYT Eylül 2012′de de Frank Jacobs ve Parag Khanna imzalı analizde Kürdistan’ın kurulmuş olduğunu, Suriye’nin bölündüğünü harita üzerinde göstermişti.

 

Bu analizleri daha iyi anlamak için, bundan tam 31 yıl önce 1982 yılında Kivunim dergisinde yayımlanan Oded Yinon imzalı öngörüleri hatırlamakta fayda var:

‘Lübnan zaten fiilen var olan beş bölgeye bölünecektir. Bu bölgeler, bir Maruni-Hıristiyan bölgeyi, bir Müslüman bölgesini, bir Dürzi bölgesini ve bir Şii bölgesiyle Haddad’ın milisleri aracılığıyla İsrail’in denetimi altındaki bölgeyi içerecektir. Daha sonra sıra, Suriye ve Irak’ın etnik ve mezhebi temeller üzerine bölünmesine gelecektir. Suriye’nin, kıyısında bir Alevi Devleti, Halep bölgesinde bir Sünni Devleti, Şam’da bir başka Sünni Devleti ve Golan, Hauran ve Kuzey Ürdün’de bir Dürzi Devleti’ne bölünmesi öngörülüyor. Projede, Irak’ın da Basra çevresinde güneyde bir Şii Devleti, kuzeyde Musul çevresinde bir Kürt bölgesi, ortada Bağdat çevresinde bir Sünni Devleti olarak üçe bölünmesi hedefleniyor.’

BÖLÜNMÜŞ TÜRKİYE HARİTALARI

Son on yılda; Amerikan Washington Report on Middle East Affairs Dergisi’nde, Armed Forces Journal isimli dergide, ABD Kongresi Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan ‘Saddam Sonrası Kürtler’ raporunda, ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü tarafından 5 yılda bir hazırlanan ‘Küresel Eğilimler 2030: Alternatif Dünyalar’ adlı raporda, Ralph Peters’ın kitaplarında, NATO Savunma Koleji derslerinde, İngiliz Stadiums Football internet sitesinde, Alman Zenith dergisinde, Google’ın bir uygulamasında, Avrupa Parlamentosunda gösterilen haritalarda, Britannica.com’da, CNN International’da, Yunanistan’da yapılan ‘Kriz Yönetimi Atina 2007′ seminerinde, Frankfurt Kitap Fuarı’nda, İsrail’in başbakanlık bürosunda, Eurominority adlı derneğin hazırladığı haritalar dahil olmak üzere onlarca yerde Türkiye bölünmüş olarak gösterildi. Gösterilmeye de devam edecektir. İşte bu yüzden birlik ve beraberlik içinde olmamız çok önemli.

Enerjinin kalbi konumundaki Ortadoğu, son bir asırdır emperyalizmin yap boz tahtası gibi. Osmanlı’ya ait bölgeler 1916′da Sykes ve Picot’un cetvelle çizdiği haritayla suni bir şekilde bölündü. 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki soğuk savaş döneminde de bölgenin bölünmesi için onlarca plan devreye sokuldu. Soğuk savaşın tarafları 70′li yıllarda enerji kaynaklarını elde etmeye çalışırken Richard Nixon şu açıklamayı yapacaktı:

‘Bazıları SSCB’nin Ortadoğu’da tehlike oluşturduğunu zannediyor, bazıları da asıl tehlikenin Filistinlilerden geldiğini söylüyor. Ben diyorum ki, asıl tehlike, Kuzey Afrika’dan Endonezya’ya kadar bütün İslam dünyasını birleştiren devleti kurmak ve halklarını eski dönemlere götürmek isteyen Müslümanlardır.’

Amerikan Neocon zihniyeti etkisine giren NATO üyesi ülkeleri de bu tarz açıklamaları 90′lı yıllarda iyice dillendirmeye başladı. SSCB dağılmış, NATO için yeni düşman tanımları aranmaya başlanmıştı. İşte bu dönemde, Margaret Thatcher NATO’nun yeni düşmanının ‘İslam’ olarak belirlendiğini açıklayacak, NATO eski Genel Sekreteri Willy Claes de komünizmin çöküşünün ardından en büyük tehdidin ‘İslam’ olduğunu ifade edecekti. Claes, NATO’nun yeni misyonunun?’İslâm ülkelerindeki köktendinciliğe karşı mücadele’?olduğunu, bunun için gerekirse askeri müdahalenin bile düşünülebileceğini söyleyecekti.

ABD’nin Neocon siyasileri Rumsfeld, Cheney, Wolfowitz, Perle ve Kristol öncülüğünde, 1997′de oluşturduğu ‘Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi’yle, gerekirse ülkeleri işgal etmeye, bölmeye ve yönetmeye imkan tanıyan bir fikriyattaydı.

ABD eski Başkanı Bush, 11 Eylül’deki saldırıdan sonra terörizme karşı ‘Haçlı seferi’ başlattıklarını belirtmişti. Irak Bush’un, ‘Gog ve Magog Ortadoğu’da iş başında. İncil’deki kehanetler tamamlandı. Bu karşılaşmayı Tanrı istiyor. Tanrı bunu kullanarak yeni bir çağ başlamadan önce düşmanlarını silmek istiyor.’ sözleriyle işgal edilecekti. Huntington’un medeniyetler çatışması tezi Neoconlar tarafından dünya siyasetine uyarlanmıştı artık.

Condolezza Rice, güvenlikten sorumlu danışman olduğu dönemde Washington Post Gazetesi’nde ‘Ortadoğu’yu Dönüştürmek’ başlıklı bir makale yazmıştı. Makalede, radikalizm tehditinden ve özetle 22 ülkeye demokrasi ihracı(!)nın zaruretinden bahsediyordu. Irak’ta 1,2 milyon, Afganistan’da yüz binlerce insan can verdi. Ne demokrasi geldi, ne de radikalizm bitti. Neocon siyaseti iflas etti ama plan ve projeler hala yürürlükte. CIA ve Soros destek/eğitimli OTPOR, Canvas gibi birçok profesyonel uluslararası oluşum sokak ayaklanmaları ile devletleri yıkma peşinde. İstenmeyen devlet ve hükumetler ekonomik açıdan yıpratılarak zayıflatılmaya uğraşılıyor.

Tüm bu tarihi gerçekler göz önünde dururken, Türkiye’de son bir yılda meydana gelen önemli olayların arkasında ‘dış güçler yok’ demek doğru bir yaklaşım olmaz. Aynı yanlış düşünce belki de zamanında Yugoslavya, Irak, Suriye, Yemen, Libya, Ukrayna, Sudan, Lübnan için de söylenmişti ama şu an hepsi ya parçalandı, ya da bölünmek üzere.

Sonuç olarak: her görüşten, her mezhepten ve her inançtan insanı güzellikle kucaklayan, doğuyla batı arasında köprü vazifesi gören ve tüm dünyayı cennete çevirme düşüncesindeki güçlü bir Türkiye’nin varlığı bu yüzden çok önemli.

 


İzlenme: 924
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR