kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

DİN KONUSUNDA KİMLERE ÖĞÜT VERİLİR?

Nurdan Çakır

Nurdan Çakır

E-Posta : nurumcakir@hotmail.com

 

Öğüt: Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihattır.
Müslüman hayatının her safhasında Allah’ı unutmaz. Her yaptığı fiilde Allah’ı anar. Yemek yerken, otururken, yalnızken, yatarken, çalışırken, konuşurken, dışarıda gezerken veya arkadaşlarıyla buluştuğunda… Kısacası hayatının her aşamasında Allah’ı tesbih ve takdir eder. Müslüman’ın ideal insan olma ruhu Kuran’ı Kerim’i rehber edinmesiyle gerçekleşir. Kendisine ve sosyal hayatta iletişim kurduğu kişilere Kuran ölçüsüyle yanaşır. 
Kimler öğüt alır? Mesela kişinin şuurunun açık olup,olmadığına bakılır. Kişinin makul olup olmadığı önemlidir. Çünkü psikolojik rahatsızlığı varsa o kişiye öğüt verilse de anlamaz. Kişinin yüzünden, konuşmasından, bakışından, hareketlerinden psikolojik rahatsız olduğu anlaşılmaktadır. İnsan dengesiz değilse yani makul bir kişiyse ona öğüt  verilir. Münafık tiynetli; sevgisiz, gözü dönmüş, saldırgan, merhametsiz, vahşi, kavgacı, zıtlaşan, kendi bildiğini okuyan, öğüt verilse de dinlemeyen kişilere ise, kısaca Allah’ın hükümleri belirtilir ve o kişi kendi haline bırakılır. Bu kişilere uzun uzun anlatım yapılmaz. Uzun anlatımlar öğüt alıp dinleyenler yani yapılıp yapılmaması gerekeni kavrayabilenler içindir. Allah ayette:  “Şu halde, ‘öğüt ve hatırlatma’ bir yarar sağlayacaksa, ‘öğüt verip hatırlat.’ Allah’tan ‘içi titreyerek korkan’ öğüt alır düşünür. ‘Mutsuz – bedbaht’ olan ondan kaçınır. (A’la Suresi 9-11) 
Öğüt almayan kişiler yani inkarda ısrar edenler için uyarmak sonuç getirmemektedir. Onlar bildiklerine devam ederler. Kuran’ı ölçü olarak almaz ve Allah’ın emirlerine gereği gibi riayet etmezler. Allah, Yasin suresi 10. Ayette “Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir; inanmazlar.” Buyurmaktadır. Bakara Suresi 6.ayette ise “Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar.” Buyurmaktadır. Bu kişilere tebliğ, uyarı, öğüt fayda getirmemektedir. Manevi yönden ölü olan kişi söz dinlemez, öğüt alamaz. Bu durum için Allah Peygamber efendimize, ayette; “Çünkü gerçekten sen, ölülere (söz) dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin. Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak, ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin, işte müslüman olanlar bunlardır.” (Neml Suresi 80-81) 
Tebliğ yapılmasındaki hedef, Kuran’a uymasını sağlayacak insanlar yetiştirmektir. Allah peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.v)’e  “Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.” (Yasin suresi 11) diye bildirmiştir. Müslümanların da ayeti kerimeye riayet etmesi gerekmektedir. Görmediği Allah’a karşı, içi titreyerek korku duyan kimseyi yetiştirmek ise iman hakikatlerini anlatmakla sağlamlık kazanır.  İman etmeye en büyük etken olan iman hakikatinin anlatılmasıdır. Bir insanın en çok düşünmesi gereken Allah’ın büyüklüğü, yaratışının mükemmelliğidir. Kişi nimeti anmak, tesbih etmek, ibadet etmekle yükümlüdür. Nimeti anmak, tespih etmek ise kapalı akılla gerçekleştirilemez. Akıl sahipleri öğüt alabilir. Kendilerinde gördükleri hataları rahatlıkla düzeltebilir. “Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar.” (Zümer suresi18) Sözün en güzeli Allah’ın buyurduğu söz Kuran’dır. İnsan Kuran’ı hayatına alıp, kaderin konforunu yaşamakla nihai sonuca ulaşır. Bu nihai sonuç öğüt alanlar için dünya ve ahiret saadetidir.
 


İzlenme: 41
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR