kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

KURANI İŞİD-MEYENLER!

Murat Barış Coşkun

Murat Barış Coşkun

E-Posta :

 

Allah'ın insanlara yol göstermesi ve kötüden doğruyu ayırıp bulabilmeleri için indirdiği yaşam tarzı ve düşüncesinin kısaca tarifidir Din.. Tarih boyunca hak dinler olduğu gibi ve batıl dinler de ortaya çıkmış ve ilahi olmayan insani hükümlerle nefsi kurallar belirlenmiştir. Günümüzde ise çoğu kimse tarafından aslında farkında bile olmadan hak ve batıl öğretileri hak din sanılarak kabul edilmiştir. Şüphesiz bunda yapılan en büyük hata ise elbette toplumun kutsal kitaplar yerine batıl öğretileri din sanarak onları esas almasıdır. 
 
Hak ile batıl dinleri ayırmanın en pratik yolu ise Hak dinin her zaman tek ilah inancın da olmasıdır. Tarih boyunca gönderilen peygamberler ve indirilen ilahi kitaplar her zaman tek Allah inancına davet etmişlerdir. Batıl dinlerin ise inançlarında çok Tanrıcılık vardır. Sümerler, Eski Mısır ve Yunan'dan beri devam eden bu batıl öğreti İsevi ve Musevi inancına da karıştılırmış ve tahrip edilmiştir. İslam dini ise aslında Adem As ile başlayan dininin ismidir. Kitaplar yada peygamberler farklı isim altında olsalar bile emirler tek Allah'tan gelmektedir, dolayısıyla Allah'ın her devre ilettiği yaşam şekli ve düşüncesi olan din de tektir. İsa As anlattığı dinde islamdır, Davud As anlattığı dinde islamdır. 

Hak olan kutsal kitaplar da batıl öğretilerin ve hurafelerin hiçbirisi yoktur. Allah kurandan başka din kitabı olmadığını, kurandan sorguya çekileceğini, kuranın herşeyi açıkladığını, tastamam ve yeterli olduğu buyurmuştur. Arapça bilmekte kuranı bilmek ve anlamak değildir. Arapça bir lisandır, kutsal olan ise hangi dilde yazılırsa yazılsın sadece ayetlerdir.  Buna rağmen insanların çoğu Kuran'da olmadığı halde bu gibi hadis diye uydurulan sözde batıl öğretilere kapılmaktadırlar. Peygamberler kuran dışında farklı bir emre hükmedemezler. Peygamberler de diğer tüm müslümanlar gibi sadece kuran hükümlerini tebliğ ile emronulmuşlardır. Bu nedenle hadisler mutlaka Kurana uygun olur ve Kurana uygun olmayan hadisler ise sahih hadis değildir.

İşte günümüzde ki İslam dünyasında ki temel sorun da budur. Kuran yüzeysel okunup anlaşılmadığı ve terkedildiği için, islam alemi sahte hadislerle, sahih hadisleri aynı kitapta topladığı için yani hak ile batılı karıştırdığı için ortaya yalnış din anlayışı ve yalnış din inancı doğmuştur. Bu yalnışlar sadece terör uygulayan sözde islami grupların kitaplarında değil diğer tüm hadis kitaplarında da yazan hurafelerdir. Eğer sizinde evinizde bir hadis kitabı varsa içinde mutlaka Kurana uygun olmayan vahşeti öeven bir sahte hadis yazılıdır. Bu ve bunun gibi batıl öğreti sonucunda ise İslami terör kavramı güzel dinimize hiç yakışmasa da sözde din adına cihad yaptığını sanan ama aslında terör yapan grupları ortaya çıkarmıştır. Bu gruplardan en yenisi ise İŞİD aldı gruptur. Peygamberimiz SAV 1400 sene önce Ahir Zaman ve Mehdi alameti olarak hadisinde bildirdiği bu bağnaz grup hak ile batılı karıştıran ve sahte hadisleri ayetlerden üstün tutan, ayetleri anlamayan daha doğrusu Kuranı işidmeyenlerdendir. Kuranı su gibi okuyan bu insanlar onu anlamaktan yoksundurlar. Kuranda ayetlerin bir kısmını alıp diğer tarafını almamaktadırlar. 
 
Kuran'da dinde zorlama olmadığı açıkca bildirilmiştir bu nedenle bir kimse namaz kılmıyor, sakal bırakmıyor yada dinsiz olduğu sebebi ile öldürülmesi haramdır. Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tırmızi gibi hadis kitapların da Kuran’da olmadığı halde, “boyun vurma, taşlayarak öldürme, dinsiz öldürme, baskı yapma, namaz kılmayanı öldürme, sakal keseni öldürme, ehli kitap düşmanlığı, kadını ezme, resim, müzik yasaklama vs.. gibi ilkel ve vahşice cezalandırma yöntemleri yazmaktadır. Oysa kuran da bu sözde hadis sanılan bilgiler yoktur. Allah'ın emretmediği bir emri peygamberler elbette emredemezler. Allah tüm inananlara olduğu gibi gönderilen peygamberlere de ayette Sana Rabbinden vahyedilene uy... (Ahzap Suresi, 2) diye emretmiştir ve tek hüküm verenin (helal-haram) kendisi olduğu bildirmektedir. Allah’tan başka bir hakem mi (hüküm koyucu mu) arıyayım? ..... (Enam Suresi, 114) 

Kuranda ki cihad anlayışı İŞİD tarzı grupların anladığından çok farklıdır. Cihad dini, ırkı ne olursa olsun mazlumu koruyan ve zalime karşı kendini savunan anlayışındadır. İslamı yeryüzüne hakim etmek için müslüman olan-olmayan masum insanları kılıçtan geçirmek Kuranda emredilen cihad yöntemi değildir. Allah zalime bile tevbe imkanı süresi vermekte ve çoğunlukla da affetmeyi emretmektedir. Kuranda geçen müşriklern öldürülmesi ayeti ise sadece anlaşmayı bozan müşrikleri kapsadığı gibi İsrailoğullarının lanetlenmiş olduğu iddiası da sadece peygamberi öldüren,karşı gelen yahudileri kapsamaktadır. Ayrıca cihad kelimesi gayret göstermek ve mücadele etmek demektir. Fiziki anlamada bakan bu ayet ilmi anlamda mücadeleye de bakmaktadır yani Kuranda emredilen cihad elle, dille, kalple yapılması istenen güzel bir tebliğ şeklidir. Kuranda geçen bir ayette ise bu durum, Kullarıma sözün en güzel olanını söylemelerini söyle... (İsra,53) ayeti ile bildirilmiştir. 


Tüm bu sebebler gözönüne alındığın da öncelikle yapılması gereken metod eğitimdir. İŞİD gibi hakkı batılla karıştıran insanların Kuranın yeterliliği konusunda, sahih hadis ve Kuran bilgisi konusunda eğitilmeleri gerekmektedir. İŞİD cihad adı altında yaptığı bu şiddetin Kuran’da olmadığı, benzer hurafelerin de Kuran’a uygun olmadığı detaylıca anlatılmalıdır ve bu türlü Kurana uymayan sahte hadislerin İslami kaynaklardan çıkarılması ve dinin özüne yani sahabe döneminde ki gibi sadece Kuran’a dönmesi sağlanmalıdır. 


İzlenme: 1158
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • ads

    Misafir adsa 28 Eylül 2014 06:09

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR