kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

GÖL HURAFELERİ..

Murat Barış Coşkun

Murat Barış Coşkun

E-Posta :

Özellikle denize veya göle yakın olan yerlerde zamanında yaşanmış olduğuna inanılan, dilden dile dolaşan ve korkutmak maksadıyla dini hikaye gibi anlatılan hurafelerdir bunlar.
 
Elbette azgınlıklarından dolayı helak olan yerlerin ve insanların olduğu kuranda bildirilmiştir. Günümüzde de birçok doğal afet sebebiyle yıkıma uğrayan yerlerde bulunmaktadır lakin burada anlatılan durum olayın gerçekleşme şeklinin kurana uygunsuzluğudur.
 
Bu hurafelere göre, günün birinde ak sakallı bir adam bir köye gelir ve bir kaç evin kapısını çalarak su ve ekmek ister. Köy halkıda bu adama yemek vermez ve bunun üzerine sinirlenen adamda ermiş olduğu için o köye bela okuyarak köyü helak eder. Zamanla da burada su birikir ardındanda köy göl altında kalır yada deniz taşar.
 
Bu durum kuranda helak edilen toplumlara ait ayetlere bakıldığında ise tamamen hatalıdır. Kuranda önceden bir uyarıcı yani bir elçi gelmeden o topluma azap edilmedigi bildirilmektedir.
 
"Bununla birlikte, Biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (Peygamberleri) olmuştur." 
(Şuara Suresi,208)
 
Kaldı ki bu elçiler yemek istemek için değil dini tebliğ yapmak maksadıyla bu memleketlere girerler. Eğer toplum gelen elçileri dinlemez ve sapkınlıklarına devam ederlerse ancak Allah'ın dilemesiyle yıkıma uğratılırlar.

Bir insan bana yemek vermediler diye bela okuyorsa zaten samimi bir imana sahip değildir. Dinimizde suçsuzda olsa bir insana bela okumak değil hidayetini dilemek daha uygundur. Bir insan aç kaldığı için helak edilen bir toplum olmamıştır. Nice evliyalar nice alimler yıllarca hapis yatıp aç bırakılarak işkence gördüler ama üstün takvaları sebebiyle bela yerine toplumun ıslahı için dua etmişlerdir. Üstelik bu zatlar sadece tebliğ yapmışlar ve asla ne bir ücret almış nede bir karşılık beklemişlerdir.
 
Kuranda helak olan kavimlerden esinlenerek uydurulan bu hurafeler kurana uyan müslümanların ilgi göstereceği bir durum değildir. Helak olan kavimlerin neden azaba uğratıldıkları kuranda net olarak açıklanmıştır. Korkutma maksadıyla anlatıldığı belli olan bu hurafeler kişinin dinini yanlış bilmesine ve gereği gibi yaşayamamasına sebeb olur.
 
Müslüman Allah'tan korktuğu için değil Allah'ı çok sevdiği için ibadet eder ve buda dinde samimi olmasını sağlar. Allah korkusu sevgiye dayalı bir korkudur, Allah'ın karşısında mahcup olma,Allah tarafından sevilmeme ve terkedilme korkusudur.
 


İzlenme: 543
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR