kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

BİR EVRİM MASALI, FRANKENSTEİN..

Murat Barış Coşkun

Murat Barış Coşkun

E-Posta :

 Frankenstein hakkında genellikle herkesin az veya çok bilgisi vardır. Ölen insanların parçalarının birleştirilmesi ile oluşan hayali bir insan yada tabiri caizse yaratık.. Frankenstein hakkında yapılan fantastik filmlerin ve kitapların masalıdır. Çoğu insan Frankeinstein gibi bir deneyin yapıldığına ve bu deneyin bir zamanlar gerçekleştiğine inanır veya en azından öyle sanmaktadır. Oysa bilinenin aksine Frankenstein'ın ne bir deneyi olmuştur nede böyle bir girişimde bulunulmuştur. Bu hikaye Avrupa'nın din inancından ayrılmasının sebebi olan sözde Aydınlanma dönemi (Materyalizm) yaşandığı dönemlerde, Allah inancına karşı öne sürülen ve Allah'ın insani yoktan yaratma kudretini kendi akıllarınca dünya gözünde basite indirgeme (Allah'ı tenzih ederiz) yani Ateizm propagandasından başka bişey değildir..

 

Frankeinstein, 1818 yılında İngiltere'nin gotic yazarı olarak tanınan Mary Shelley'nin yazdığı fantastik bir romandır. Mary Shelley tanınmışlığını büyük ölçüde Frankeinstein romanına borçludur. Toplam 6 romanı bulunan yazarın romanlarında daha çok Materyalizm ve Romantizm unsurlarının çatıştığı ve ideolojik düşünceleri destekleyen yapıları işlemiştir. Mary Shelley, yaşadığı mutsuzlukların verdiği asi bir ruhla bu romanı kaleme almıştır. Annesinin kendisini doğururken ölmesi, mutsuz ve yalnız çocukluğu, sorunlu eşi, ölen çocukları..-

Frankenstein, kimi çevrelerce felsefi bir roman olarak da görülmektedir ama kesinlikle bilimsel bir gerçekliği yoktur, daha çok korku romanı olarak hatırlanır. Bilinenin aksine Frankenstein yaratığın değil onu romanda canlandıran bilim adamının adıdır. Yaratığın bir ismi yoktur. Romanda ki doktorun ismi ise Victor Frankeisntein'dir.. Romanda sözde toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsü anlatılmaktadır. Oysa görünen ve asıl verilen mesaj bu değildir. 

Frankeinstein romanı, Darwin'in Evrim Teorisinin de iddia ettiği gibi canlılığın komplex yapısını sözde kolay gibi gösterebilmek ve bilimle çok rahat yapılabileceğine insanları inandırma amacını taşır. Evrim Teorisinin iddiası ise zaten bundan daha basitti ''Tesadüf'.. Bunu kendilerine inandıran ve inanan Evrimci Materyalist zihniyet ''canlılıık eğer çamurlu suda ısı ve enerji aracılığı ile oluşuyorsa, bizde böyle ideolojik bir hikaye uyduralım'' diyerek halkın aklını bulandırmak için ele aldığı Evrim fantezisidir. Bilimin henüz ilkel seviyede olduğu yıllarda ve insanların televizyon,radyo gibi kolay iletişimin olmadığı 18-19 yy'larda ki sosyal hayatın ilgi duyulan etkinliklerinin başında kitaplar gelmektedir. Bu açığı iyi sezen Materyalistler polisiye ve kurgu romanlarının revaçta olduğu bu zamanlarda, Frankeistein hikayesini korku romanı adı altında Evrim inancını toplumun bilinç altına empoze etmek amacı ile kullanmıştır. Bunun nedenleri hikayenin ölümsüzlüğe ulaşmanın veya insani yapmanın bilimle sözde aslında kolay olduğunu göstermektir.. Nitekim hikayede deneyleri sonucunda yaşamın sırrının keşfedilmesi ve ölümsüzlüğe çare bulunması gibi aldatıcı kelimeler süsler. 

Frankeistein hikayesini romandan çıkararak gerçek hayata uyarlarsak bu durumun ne kadar saçma ve bilimden, akıldan uzak olduğu anlaşılacaktır. Çeşitli mezar ve mahzenlerden topladığı ceset parçalarının bir araya getirilmesi ile romanda çok kolay insan yapılabilir hatta yeni bir dünya bile yapılabilir. Fantezi dünyası geniştir insanlar hayal ettikleri isteklerini yazıya dökebilirler ama gerçek yaşam hayal dünyasından çok farklıdır. Gerçek hayatta ölen insan organlarını bir araya getirip sonrada elektirik vererek canlanan bir insan yapamazsınız bu imkansızdır ama Evrim mantığında imkansız diye birşey olmadığından hayal kurmakta da bir sınır bulunmamaktadır. İnsan bedenden ziyade ruhu ile yaşayan bir varlıktır, bedene hayat veren ruhtur. Hikayede ise ruhun inkarı söz konusudur çünkü Materyalizm ruha inanmaz herşeyin maddesel olduğuna inanır. Bu yüzden insanın canlanması için yoğun bir enerjinin olması gerektiği kanısına varır. Materyalizm ideolojisinde de zaten evrenin başlangıcı yoktur ve herşey salt enerjinin açığa çıkması ile sonsuzluktan gelen ve sonsuza giden maddeler bütünüyle oluşmuştur. Nitekim saçma olduğu kadar bilim tarafından Big Bang ile çökertilen bu iddia günümüzde dahi hala ve inatla savunulmaktadır. 

Yokluktan varlık yaratmak sadece Allah'a mahsus bir güçtür. Ölmüş insan parçaları ile oluşturulan Frankeisntein hikayede olduğu gibi gerçek hayatta da canlansa bu yine Materyalizmin ve Darwinizmin doğruluğunu kanıtlamaz tam aksine yine bu ideolojileri çökertir. Ortada yoktan varedilen birşey yoktur, bulunan ve toplanan parçalar zaten hali hazırda olan organlardır şayet Darwinizm evrimi kanıtlamak istiyorsa organları labaratuar ortamlarında yoktan hiçbir element ve hücre kullanmadan oluşturmalıdır ki ancak böyle bir yaratma olabilsin. Oysa kullanılacak tüm malzemelerin hepsini zaten Allah evrende yaratmıştır. Velhasıl bu organlar, elementler kullanılsa bile yine ortaya hiçbirşey çıkmaz. Bir tek proteinin hatta enzimin bile nasıl oluştuğunu açıklamaktan aciz olan Evrim Teorisi bu imkansızlıklar karşısında elbette çareyi bol bol yalan propaganda yapmakla ve bilim dışı hikayeler uydurmakla geçirecektir..



İzlenme: 1186
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR