kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Adnan Oktar, Şehitlerimiz ve Gazilerimiz Hakkında

Gülgün Göktan

Gülgün Göktan

E-Posta : gulgungoktan@gmail.com

Adnan Oktar’ın yıllardan beri sıklıkla ve hamiyetle üzerinde durduğu bir konu da, Şehit ailelerine, Gazilerimiz’e daha fazla sahip çıkılması gerektiğidir. Nitekimbu konuda yaptığı çağrıların bir çoğu da geniş yankı bulmuş ve pek çok güzel gelişmeye vesile olmuştur.
Zira Adnan Oktar’ın bu anlatımlarında, üslubundaki candanlık, samimiyet, sevgi ve hamiyet o kadar dikkat çekici ki, okuyanların ya da dinleyenlerin de vicdanlarını hemen harekete geçiriyor. Hükümetimiz tarafından hemen hayata geçirilen bu çağrılardan bazılarını, takip edememiş olanların dikkatine sunmak istiyorum:
Adnan Oktar yıllardır pek çok kez, her yerde şehit ailelerine ve gazilere derin bir saygı, nezaket ve hürmet gösterilmesi gerektiğini; ulaşım, lokanta, market, mağaza, turistik tesisler ve birçok yerde ücretsiz olarak ağırlanmaları gerektiğini önemle vurgulamıştır. İşte Sevgili Hocamız’ın yıllardır dikkat çektiği bu konuda geçtiğimiz haftalarda yeni bir düzenleme yapıldı. Hükümetimiz yeni bir kararla, şehit yakınları ve Gazilerimiz’e ücretsiz seyahat kartları hazırlattı. Ayrıca vazifeleri nedeniyle hayatını kaybeden kamu görevlilerinin anne ve babalarına maaş bağlanmasındaki muhtaçlık şartının da kaldırılacağını açıkladı. (3 Ekim 2014, Milliyet Gazetesi)
Adnan Oktar’ın bu düzenlemeden çok daha önceki tarihlerde bu önerilerini gündeme getirdiği konuşmalarından bazıları ise şöyle:
Mesela şehirlerarası bir yere gitmek istiyor, bir şehit babası gelmiş, tek bir evladı var, onu da şehit vermiş, hanımıyla beraber memleketine gidecek. Otobüs şirketine gidiyor. Orada ondan son kuruşuna kadar para alınması çok vahim ve acayip bir tavır olur. Gittikleri yerlerde mutlaka şehit ailesi olduklarını hissettirsinler, adamlar ona rağmen para alıyorlarsa alsınlar. Alıyorsa, vicdani sorumluluğu onun olsun, ama illaki söylesinler, ibraz etsinler. “Biz şehit ailesiyiz” desinler. “Şehit babasıyım” desin. Benim bildiğim şehit ailelerinden suret-i katiye para alınmaz. Yani özel şirketler için tabi söylüyorum bunu. Vicdanen olacak iş değil. Bir evladı var; senin dinini, imanını, mukaddesatını, hayatını, her şeyini muhafaza için aziz canını Allah’a vermiş, teslim etmiş. Sen de ondan söke söke ücretini alıyorsun. Bu oluyor mu bu? Olmaz. Vicdanen olmaz. Bilakis, hatta diyeceksin, değil mi; “Babacığım, oraya gittiğinizde eve kadar da ayrıca taksi ayarlayacak muavin arkadaşlar, orada yardımcı kişiler var. Şirketle konuştuk. Siz oraya indiğinizde gideceğiniz yeri söyleyin. Biz taksiyi de ayarladık. Sizi götürecekler.” Böyle ikramlı olması lazım. Onun dışında olmaz. Yani sırf kanunla nizamla değil. Gönüllü de olması lazım ayrıca.” (A9 TV, 29 Ocak2013)
 “Bir de gazilerimiz de unutulmuş vaziyette oluyor. Gazi, “Selamun Aleyküm” diyecek pastaneye girecek gelip oturacak, millet eğilip alnından öpecek onu. Ondan para alınmaz. Mesela taksiye bindi, para yok. Mesela mağazaya girdi, para yok. Gaziden para alınmaz, o madalyayı takacak, biz göreceğiz onun madalyasını. Mesela kolu kopmuş, o kopmuş kolundan öpecek insanlar. O bir aslan o, niye evinde oturtalım biz gaziyi; lütuf olarak değil bu, hak ettiği için, aslan olduğu için. Veyahut uçağa bindi, niçin para alınsın, bedava, her yerde bedava olacak. Veya gitti bir gömlek aldı, ayıptır mağazada oturup ondan, gaziden para alınır mı? O bereket getirir, güzellik getirir. “Bitti” diyeceksiniz, “Gel bir sarılayım” diyeceksin, Allah selamet versin. Mesela bazısı tekerlekli arabayla geliyorlar, kimisi de koltuk değneğiyle geliyor, arslan onlar. Turistik tesisler, hepsi bedava olması lazım onlara. Aksi çok acayip, evlerine gidip oturuyor o çocuklar. Bütün ömürleri evlerinde geçiyor, olur mu öyle şey arslanlara. Hele şehit ailelerine her yerde böyle muhabbet, coşku, her yerde o sevgiyi, o asaletlerini onlara hissettirmek lazım, kat kat fazlasıyla. (Çay TV, 11 Mart 2009)
“Mesela bir Gazi ailesi, gecekonduda oturuyor, unutulmuş, kimse gitmiyor ziyaretine… Rica ediyorum, istirham ediyorum... Lokantaya götürecek gaziyi, oturacak, yemeğini yiyecek, iltifat edilecek. Hatta araba tutacak lokantanın sahibi, sarı taksi, ne ise, “Efendim götürsün istediğiniz yere” diyecek… Senin canını kurtarmış, malını kurtarmış, namusunu, vatanını kurtarmış. Ve bu uğurda kolu, bacağı kopmuş gitmiş, yani sen nasıl ondan para istersin? Bir şehit babası evde yalnız başına otururken, bir insan nasıl rahat eder vicdanen? Gazi arabayla gidiyor, gazi olup olmadığı belli değil. Ve genellikle de evlerinde oturuyorlar, niye öyle olsun kardeşim? Düğüne götüreyim mi, alıp götürürüm. Evde mesela bir yemek var, “Getirin Gazimiz’i” derim. Kucaklarız omzumuzla, alır karşımıza oturturuz. Gözünü kaybediyor bak gençliğinde, dünyayı bir daha göremiyor Allah için. Sarıl sarıl alnından öp değil mi?... Bereket olur, bir güzellik olur, insanın içi açılır, beynine kan gelir insanın. Öbür türlü insan kasılır, çöker, azaptır bu. (Asu TV, 5 Temmuz 2010)
“Herkes mesela evine buyur etsin onları, lokantasına buyur etsin, değil mi? Mesela otobüsle arabayla götürüyorsa “Estağfirullah diyecek, biz sizden niye para alalım” diyecekler. Böyle bir sistem olması lazım.” (Başkent TV, 6 Mart 2009)
Allah’a çok şükür ki,  bu konuşmalardan 4-5 sene sonra olsa da yine de konuda yeni bazı düzenlemeler yapılıyor. Ancak hepimizin bildiği gibi geçtiğimiz günlerde Gazi kardeşlerimizden birinin yaşadığı acı ve vicdanları yaralayan bir başka olay daha oldu. İzmirli Bülent Kocaoğlan, Hakkari Çukurca'daki terör saldırısında 16 silah arkadaşını şehit verdi, kendisi de sol bacağını kaybetti. Kocaoğlan, o dönemde takılan eski tip protezi, parasını nasıl olsa daha sonra devletten alacağına güvenip bankadan kredi çekerek modern bir protez bacakla değiştirdi. Ancak SGK, 'evrakların incelendiği' gerekçesiyle 7 ay boyunca ödeme yapmayınca, gazi Bülent Kocaoğlan'a, borcunu ödemediği için bankadan haciz geldi. 
İşte böyle bir durumda hatayla da olsa, o kişiden para istenmiş olması elbette ki hiçbir mazeretle açıklanamayacak çok büyük bir ayıp. Ve bu özür dilemekle, “Pardon yanlış oldu” demekle de telafi edilecek bir şey değil. Öncelikle bu bozuk sistemi temelden ortadan kaldıracak bir kanun düzenlemesi yapılması gerekiyor. Gazi varsa, Devlet’in ona her konuda en güzel imkanları sağlaması gerekir. Sadece maaşa bağlanmaları yeterli değil, ne sorunları ne dertleri olursa Devlet onların yanında olmalı ve her işlerinin yağ gibi akmasını sağlamalı. O, milletin rahatı, vatanın selameti için, bu millet esir olmasın diye, arslanlar gibi delikanlı ayağını, kolunu, gözünü veriyor, üstüne üstlük bir ihtiyacı olduğunda ve üstelik de Allah için verdiği bacağı için ihtiyacı olduğunda ondan para isteniyor. Dehşet verici bir şey bu. İnanılır gibi değil. Ama maalesef doğru. Bülent Kocaoğlan kardeşimizin kullandığı protezin ücreti 132.000 TL’ymiş, ancak kanunlara göre bunun 50.000 TL’sini Gazilerin kendilerinin ödemeleri gerekiyormuş. SSK ise sadece bunu geri kalan kısmını ödüyormuş. O Allah için, vatan için, milleti için ayağını veriyor; üstüne ondan para alınıyor. Bir de bunun üstüne Banka eve haciz yolluyor. Oysa bu Banka’nın bin bir türlü geliri var. “Bu kişi bizim Gazimiz, bacağını Allah için vatan için feda etmiş, Hem ayıp hem günah; biz bu çocuktan para alamayız” deyip başka bir çözüm yolu bulmaları gerekirken, doğrudan haciz kararı verilmiş.
İşte tüm bu bozuk işleyen sistemin düzeltilmesi için aciliyetle yeni bir kanun düzenlemesi yapılması gerekiyor. Geçtiğimiz akşam Adnan Oktar TV programında Bülent Kocaoğlan ile ilgili bu konuyu önemle ele aldı ve hem Başbakanımız’a hem Cumhurbaşkanımıza bu konudaki talepleri içeren birer mektup yollanacağını ve bu konunun en yakın takipçilerinden olacağını belirtti. Ayrıca bu şekilde yanlış davranışlar karşısında, Gazilerimizin ya da Şehit ailelerinin bir tazminat hakkı olması için de yeni bir kanun hazırlanması gerektiğine değindi. Umarız seyahat kartları ve tüm diğer yeni düzenlemeler gibi, bu vahim eksiklikler de biran önce kanunlarla düzeltilir ve bu vatanın onur duyduğu Şehit yakınlarına ve Gazilerimize hak ettikleri hayat şartları en güzel şekliyle bir an önce sağlanır.
 
www.gulgungoktan.com
https://twitter.com/GulgunGoktan
gulgungoktan@gmail.com


İzlenme: 988
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR