kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

“Geliyorum” diyen felakete karşı acil çözüm aranmalı...

Gülay Pınarbaşı

Gülay Pınarbaşı

E-Posta : gpinarbasi@yahoo.com

Myanmar’a giden gözlemcilerin anlattıklarına göre: Arakanlı Müslümanlara yönelik yıllardır devam eden katliamlar artık, soykırım noktasına ulaştı. Askeri cunta Arakanlı Müslümanları ülke topraklarından bir an önce çıkarmak istiyor. Bu nedenle terör, cinayet ve yağmalamalar son hızla devam ediyor.
 
Yaşanan bu olaylardan dolayı Myanmar’dan kaçan yüz binlerce insan Bangladeş, Tayland, Malezya ve diğer Müslüman ülkelere sığınmak durumunda kaldı. Binlerce Müslüman öldürülürdü. Yüz binlercesi de evinden yerinden, yurdundan olup komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Bazı ülkeler Arakanlı mültecilere sınırlarını kapattı. Arakanlıların iddiasına göre, sınırdan geri dönüp iade edilenler ise idam edildi.
 
Şu an Myanmar devletinin içinde 4 - 5 değişik toplama kampı var. Daha doğrusu kamp değil, çadır kent diyebiliriz. Buralarda yaşayan Müslüman mülteciler çok ağır ve sağlıksız şartlar altında hayatlarını idame ettirmeye çalışıyor. Yaklaşık 300.000 kişi evlerinden oldu, kamplarda zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Mülteci kamplarında yaşananlar ise tam bir insanlık dramı. Ölüm korkusu ve can pazarının yaşandığı bu bölgedeki Müslümanlar en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyorlar.
 
Mayıs ayında Muson yağmurları başlayacak. İşte benim aciliyetle dikkat çekmek istediğim konu da bu. Söz konusu kamplar alçak seviyede. Kampların çoğu yağmurlardaki su baskınından etkilenecek yerlere kurulmuş. Bu seviyedeki bölgeler muson yağmurlarıyla su altında kalabilir. Eğer bu kamplar daha yüksek yerlere taşınmazsa o zaman muson yağmurları neticesinde oluşacak selden yüzlerce masum Müslüman hayatını kaybedecek.
 
Bölgeye giden gözlemcilerin iddiası ise Myanmar devletinin Arakanlı Müslümanları bu bölgeye özellikle yerleştirmiş olması. İddialara göre, katliamlardan geri kalan Arakanlı Müslümanlardan bu kamplarda kalanlar da Mayıs ayındaki su baskınları nedeniyle sele kapılıp gidecekler. Başka bir deyişle binlerce insan “afetle” ölmüş olacak.
 
Bazı kişiler, Birleşmiş Milletler Myanmar devletini uyarsın diyorlar. Ama bu bölgede BM’nin sözü geçmiyor. Mayısa çok az bir vakit var. Bu nedenle Birleşmiş Milletlere bel bağlamak anlamsız.
 
Hükümetimizin Arakanlı Müslümanlar için yaptığı faaliyetler de göz ardı edilemez. Hükümetimizden talebimiz: Myanmar hükümetini aciliyetle uyarması... Bu bölgede sözü geçen diğer ülkelerle iş birliği de yapılabilir. Hükümetimizden talebimiz kuvvetle muhtemel olan afet için hızlı bir girişimde bulunulmasıdır. Ayrıca sivil toplum kuruluşları da bu konuda gönüllü yardım kampanyası başlatabilirler. Arakanlı Müslümanlar başka yerlere taşınırsa böylelikle önceden “geliyorum” diyen bir felakete karşı bir çözüm alınmış olur. Çözüme gidecek yollardan biri budur.
 
Tabi tüm bu zulümlerin asıl çözümü bir an önce Türkiye önderliğinde İttihad-ı İslam kurulmasıdır. Şayet İttihad-ı İslam kurulmuş olsaydı. O bölgede hâkim olan cunta, zulüm yapacak bu cesareti asla gösteremezdi. Böyle bir birlik kurulduğunda Müslümanlara zulüm etmeye hiç bir ülke cesaret edemeyecektir. İslam Birliği olsa Müslümanların kaçması başka bir ülkeye sığınması, zulüm ve işkence görmesi diye bir konuda olmazdı. Tabi ki bu zulmün asıl nedeni: Müslümanların başının olmaması, ittihad-ı İslam’ın kurulmamasıdır. İttihad-ı İslam olduğu takdirde sadece Arakanlı Müslümanlar değil, bu tüm insanlığın kurtuluşu olacaktır.


İzlenme: 589
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ