kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Sosyal Medyada İnsanlar Nasıl Manipüle Ediliyor?

Furkan Samed

Furkan Samed

E-Posta : furkansamed@gmail.com

Yeni yüzyılın savaş ve darbe araçları artık sosyal medya ve internet oldu. Bunu birçok ülkede denediler ve başarılı oldular. Son günlerde ise Türkiye bu denemeden geçiyor. Bunu nasıl yapıyorlar şimdi bir göz atalım. 
 
İstihbarat örgütlerinin insanları internet üzerinden kontrol altına almak için kullandıkları yöntem şu adımlardan oluşuyor: 
 
Dikkat çekme -> Algı oluşturma -> Algıya inandırma -> Etki ve davranış biçimi kontrolü 
 
Dikkat çekmede önemli bir ayrıntı, aynı haberlerin tekrarlanmasının dikkati dağıtacak olması ve ilgiyi zamanla azaltacağıdır. Bu yüzden aynı haberlerin değişik şekillerde yeniden paketlenerek sunulması gerekiyor. Bu sunum esnasında toplumun hassas olduğu duygulara ve konulara hitap edilmesi de özellikle işleniyor. Yeniden paketlenmiş tekrarlar ile beklenti oluşturulması, dikkat çekici noktaların parçalı sunumu ile de algı oluşumunun tamamlanması sağlanıyor. Algı oluşumu sağlandıktan sonra, konuların tekrarı sonucunda insanlar üzerinde pozitif veya negatif stres oluşumu, kutuplar arasında sürtüşme noktalarının oluşturulması, bunların açığa vurumu ve davranışa dönüştürme olarak gruplara uygulanması geliyor. Elbette asıl amaç, bu davranış biçimlerini yönetmek. 
 
Bu noktada iktidar partisi seçmenine hakaretler yağdıranlara, cahil, koyun, köylü v.s.  şeklinde itham edenlere seslenmek istiyorum. Bundan belki haz alıyorsunuz ama bu çirkin davranışı da size yaptırdıklarının farkında mısınız? Peki neden bunu size yaptırıyorlar? 
 
"Yok canım ne münasebet, biz hürüz, herşeye inanmayız, biz ilim ışığında ilerleriz, özgürlükçüyüz, olaylar hiç sizin anlayacağınız düzeyde değil." diyen insanlar acaba farkındalar mı kendileri de; Twitter, Facebook gibi siteler aracılığıyla, televizyon izleyen insandan çok daha fazla manipülasyona maruz kalıyorlar ve bu sebeple, daha önceden sahip oldukları görüşe çok daha sıkı ama çok daha akılsızca, körü körüne bağlanıyorlar. Lütfen internette yorum yapacağınız her konuya, yaptığım yorumlar neye hizmet ediyor diye düşünün. Amaç önce sürtüşme noktaları oluşturmak. Sonra toplumun ve insanların bilgiye dayalı değil, duyguya dayalı karar vermelerini (x kişiyi sevmiyorum, nefret ediyorum vb. gibi rasyonel olmayan duyguya dayalı kararlar alınması) sağlamak. 
 
Peki bunlar nasıl yapılıyor adım adım göz atalım: 
 
1- Sosyal medya üzerinde bir hesaptan bir iddia ortaya atılıyor. Ama ilk başta doğru mu değil mi emin değiliz diyorlar. 
 
2- Sonra başka bir hesaptan doğrulanmış dedikodusu yayılıyor, birçok farklı kişi buna onay vermeye başlıyor. Araya konuyla ilgisi olmayan ama konuda geçen bir materyal eklenip yeniden paket yapma denilen olay gerçekleşiyor. Bu aslında kafa karıştırma ve tekrarlama yöntemi. 
 
3- İşin basılı ve görsel medya ayağında olan bir başkası/başkaları da değişik yönlerden konuyu tekrarlayarak algıyı güçlendiriyor. 
 
4- Belirli bir tekrardan sonra ise konu gerçekliği şüphe götürmez bir iddiaya dönüşüyor. Zaten buna inanmaya dünden razı ve eylem yapmaya hazır bir kesim de tetikte bekliyor.  
 
Bu senaryoyu Gezi olaylarında da denediler. 17 Aralık 2013 ve sonrasında, ortaya saçılan tüm hesaplara bakın, Ukrayna’da olanlara bakın, tüm hesapların nasıl organize ve sızdırılan belgeyle uyuşan şekilde çalıştığına bir bakın. Sanıyor musunuz ki, iki üç cemaatçi yanyana gelip sağdan soldan video yüklüyorlar. Cemaat kullanılmış olabilir veya oradaki insanlar bilmeden destek vermiş olabilirler. Ama artık bu oyunu görmeleri gerekiyor.  
 
Bize cemaat diye lanse edilen (aldatma tekniği, ya da sızma tekniği) gruba ait denilen sosyal medya hesaplarına bir göz atalım. Twitter ve Youtube üzerinde değişik hesaplar açıldı. Her hesabın ilgi alanı ve amaçları farklı ve spesifik. Örnek olarak, bir hesaptan sadece yolsuzluk iddiaları ile ilgili kayıtlar aktarılırken, bir başka hesap duyumları veya dedikoduları aktarıyor. Yani bir hesap, algı oluşumuna hizmet ederken, diğer hesaplar ise beklenti oluşumuna yönelik çalışıyor. Bazı hesaplar ise, kafa karışıklığı oluşturma amacına hizmet ediyor, dinlemelerden edinilen bilgilerin değişik parçalarının Twitter üzerinden aktarılması gibi. Görüldüğü gibi, çalışma grupları değişik amaçları gerçekleştirmek üzere çalışıyorlar. Eğer aklınıza, neden bu kayıtları yayınlayan hesaplar farklı farklı diye geldiyse, cevabı burada olabilir. Sizin, belki de arkasında bir kişi var diye düşündüğünüz hesaplar, büyük ihtimalle bir çalışma grubuna ait. Ve dikkat ederseniz, her bir sosyal medya hesabı, hep aynı amaç ile yayın yapıyor. Yani biri algı oluşturma, biri beklenti oluşturma, biri tekrarlar vb. üzerinde yoğunlaşıyor. 
 
Bu taktiklerin yakın zamanda kullanıldığı ülke Ukrayna. Ukrayna’da sahte haberciler ve sahte haber yayan bloggerlar/twitter kullanıcıları kullanıldı. Sahte ve/ya yalan haberler öncelikle internet üzerinde yayılıyor, bir haber belirli bir yoğunlukta paylaşıldıktan sonra ise, doğruluğu kontrol edilmeden (birçok sefer kasıtlı bir şekilde) Batı medyasında haber olarak dünyaya servis ediliyordu. Örnek olarak: Protestocuların alevler içinde kaldığı görüntüleri, polis göstericileri yakıyor diye sunmak (gerçekte, alevler içinde kalan polis idi). Halbuki, sorumlu basın kurumlarının bunu doğrulamaları gerekirdi, bunun yerine algı operasyonu ile Saddam Hüseyin ve Çin’e referans verilerek, hükümetin meşrutiyetini kaybettiği algısı oluşturulmaya çalışıldı.  
 
Şu anda kim olduğu belli olmayan gruplar aracılıyla Türkiye’de algı yönetme çalışmaları yapılıyor. Ve mahkeme kararlarına rağmen bu kişilerin bilgileri Twitter’dan alınamıyor. Ardından Twitter’dan “Kullanıcılarımızın kişilik haklarına önem veriyoruz, bilgilerini vermeyeceğiz” açıklaması geliyor. Fakat aynı Twitter yakın zamanda Fransa’ya kullanıcı bilgilerini açarken Türkiye’ye vermiyor. Diğer küçük ayrıntı ise neden Youtube’da hükümet aleyhinde yayın yapan hesaplardan videolar başlarken bir kere dahi reklam görmüyoruz? Fakat başka herhangi bir video başlarken neredeyse her seferinde reklam karşımıza çıkıyor.  
 
Bu olaylar basit bir dershane meselesi değildir. Dershaneye gitmeyi mecbur kılan eğitim sisteminin bu ülkede devam ettirilmesini isteyen kişi kimse kusura bakmasın bu ülkenin iyiliğini istiyor olamaz. Neden dershaneler kapatılmasın, sınavlar kalkmasın istiyoruz ya da daha doğrusu istetiliyoruz? Eğitim sistemini bu kadar köklü değiştirmek Türkiye’nin değişmesinin önünü açacak hedeflerden biri değil midir? Peki, o ya da bu şekilde büyüyen, kendine güvenen ve stabil olan bir ekonomi, hele ki bunda İran’ın da payı varsa, büyük güçlerin dikkatini çekip, "siz ne yapıyorsunuz" demeyecekler midir? 
 
Zaman, aklımızı başımıza toplama zamanıdır. Çok açık şekilde devrilmeye çalışılan bir devlet var! Bu olay hükümet olayı olmanın çok ötesinde, devlet meselesidir. Twitter, Youtube, Facebook kimin elinde ve kimlere hizmet ediyor, yardım ediyor biraz daha dikkatli inceleyin. Biraz objektif olun yeter. Yoksa yaptıklarınıza ileride pişman olabilirsiniz. Rabbimizin ayette bildirdiği gibi “Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.” (Hucurat Suresi, 6) 
 
Çözüm ise bu algı oluşturma neticesinde hedefledikleri şeyin tersini yapmaktır. Yani sürtüşme noktaları bulmak yerine “birbirimizi nasıl daha çok sevebiliriz” noktaları bulmak, hangi görüşten olursak olalım, dostluğumuzu, birlik ve beraberliğimizi bozmamaktır. Kutuplaşmaya sebep olan nefretin değil sevginin hakim olması için gayret etmektir. O andaki duygu ve hislerimize göre değil kesin bilgiye göre hareket etmek, itidalli ve tevekküllü davranmak, manipülasyonlara inanmamaktır. Allah mutlaka hepimizin için, ülkemiz için en hayırlısını yaratacaktır. Bundan şüphemiz yok.
 
https://twitter.com/furkansamed 
furkansamed@gmail.com 
 


İzlenme: 6677
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Listelenecek kayıt bulunamadı