kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

PKK’LI TERÖRİSTLERİN YOĞUN MARKSİST, LENİNİST, DARWİNİST EĞİTİM ALDIĞINI BİLEREK KARŞI ATAK GELİŞTİRİLMELİDİR

Ebru Altan

Ebru Altan

E-Posta : altanebru@hotmail.com.tr

Tam 28 yıldır bu ülke terörle mücadele ediyor. Terörün bilançosuna baktığımızda gerçekten de bu ülkeyi korumak adına ne kadar çok şehit verdiğimiz gözler önüne seriliyor: Bir gazetede yayınlanan haber, terörün bilançosunu şöyle gözler önüne seriyor.
 
Bildiğiniz gibi PKK’nın ilk saldırısı, 1984’teki Eruh saldırısıdır…PKK’nın bu ilk saldırısından sonraki süreçte can kayıplarının bilançosu şöyle: 21 bin 800 PKK’lı öldürülmüş, 5 bin 500 polis ve asker şehit olmuş. 6.500 sivil yaşamını yitirmiş.PKK’nın, 15 Ağustos 1984’te Eruh ve Şemdinli baskınlarının ardından 28 yıldır devam eden çatışmaların bilançosu ortaya çıktı: Türkiye’de 72 bin 500 terör eylemi yaşanmış, toplam 21 bin 800 PKK’lı öldürülmüş, 6 bin 500 sivil vatandaş, 5 bin 500 polis ve asker hayatını, Bin 500 köy korucusu şehit olmuş.Operasyonlarda yaklaşık 203 bin şüpheli gözaltına alınmış.1984-2012 arasındaki dönemde polis ve jandarma kayıtları kullanılarak oluşturulan istatistiklerde Türkiye’de, 28yıldır yaşanan terör ve çatışmanın boyutları ortaya çıkmış. Terörle mücadelede, kırsaldaki askeri operasyonlar ile şehirlerde adli kolluk birimlerinin soruşturmalarında 203 bin kişi, “terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla gözaltına alınmış.Terör eylemlerinde 6 bin 500 vatandaş yaşamını yitirirken, 13 bine yakın vatandaş da yaralanmış.
 
Son 8 ayda verdiğimiz şehit sayısı 90, yaralanan asker ve polis sayımız hakkında kesin bir açıklayıcı bilgi yok. Sonuçta 28 yıldır teröre binlerce şehit verdik. Tabii ki terör olaylarının son derece sarsıcı bir de ekonomik boyutu var. Bazı kaynaklara göre 300 milyar dolar terör için para harcanmış, kimi kaynaklara göre ise bu daha abartılarak 500 milyar doları bulmuş. Teröre harcanan bu para Türkiye’nin refahına harcansa şu anda Türkiye’nin çok daha gelişmiş bir ülke olacağı açıktır. Bu 28 yıllık tabloya baktığımızda eline silahı alıp dağa çıkan PKK ile sıcak savaşa girerek, tankla, tüfekle, bombayla, pusuyla bir sonuç alamayacağımızı çok net bir şekilde görüyoruz. Eğer PKK ile ilmi mücadele yapmazsak, onların felsefesini kıracak, beyinlerindeki Darwinist, Komünist ve Materyalist zihniyeti yıkmazsak hiçbir netice alamayıp daha çok şehit verebileceğimizi de anlayabiliyoruz.
 
PKK Güneydoğu’da Kürt gençlerimizi dağa çıkarırken onların maneviyatını, Allah’a Kuran’a olan bağlılıklarını tam olarak ellerinden, yüreklerinden alıp bunların yerine yoğun bir Komünist, Marksist, Leninist eğitim veriyor. Böylelikle dağa çıkan genç, tam anlamıyla beyni yıkanmış, karşısındakini hayvan gibi gören, Komünist azılı bir katile dönüşüyor. PKK bunu elde etmek için dağlarda kurduğu kamplarda teröristlerin bir eline tüfek verirken diğer eline de Komünist, Darwinist yayınları tutuşturuyor. Kadın, erkek demeden her terörist aldığı yoğun Komünist eğitimden sonra rahatlıkla adam öldürebiliyor, masum insanları katledebiliyor, canlı bomba olup masum halkın arasına dalabiliyor. Dolayısıyla siz komünist teröristlerin beynindeki bu zihniyeti yıkmadığınız sürece asla elinden silahını bıraktıramazsınız. Daha önce evinde oturan genç böyle terörist bir gruba katıldığında kafasına “Komünist Kürdistan Devleti”ni ölümü pahasına kurma hedefi giriliyor ve bu terörist yalnızca bu hedefe, bu ideale kodlanıyor. Gece gündüz demeden bu ideal için buz gibi soğuk dağlarda sabahlıyor, çok çetin şartlara dayanıyor. Böyle bir ideali olmasa, tek bir hedefe kilitlenmese bunu yapamayacağı çok açıktır. Çünkü orada adeta insanlıktan çıkmış bir hayat onları beklemektedir.
 
Bu noktada devletimizin yapması gereken PKK’nın beynindeki Komünist, Marksist, Leninist zihniyeti yıkmaktır. Güneydoğu’daki halkımızın maneviyatı anti-Darwinist, anti-Materyalist eğitimle, Kuran ahlakının öğretilmesiyle arttırılmalıdır. Devlete ve millete bağlılığın önemi sürekli gündemde tutulmalı, Türklerin ve Kürtlerin kardeş oldukları sürekli hatırlatılmalıdır. Devletimiz Kürt kardeşlerimizi de daima sevgiyle kucaklamalı, onlara her konuda destek olmalıdır. Güneydoğu’da yoğun bir anti-Materyalist, anti-Komünist çalışma yapıldığında, televizyonlardan ve radyolardan yoğun bir şekilde Kuranın ve İslam’ın güzellikleri anlatıldığında Komünizm orada gelişecek zemin bulamaz. Deccal kaçacak yer arar. Maneviyatı iyice güçlenen, kalbi Allah sevgisi ve Allah korkusu ile dolan bir insan eline silah alıp dağa çıkamaz. Dolayısıyla devletimizin şu aşamada yapması gereken artık PKK ile silahla değil ilmen mücadele etmektir. Abdullah Öcalan’ın şu sözleri anti Marksist, anti Darwinist eğitimin ne kadar hayati olduğunun anlaşılması açısından oldukça önemlidir:
 
"Bizim din ile ilişkimiz yok. Halkımız Tanrı’dan, ideolojiden kopmalıdır. Ben çok uğraştım sonunda Tanrıdan koptum. Tanrıyı aştım. Böylece Abdullah Öcalan olabildim. İslam kadınımıza bir şey vermemiştir. Bunun yerine Sosyalist ahlakı koyacağız."
 
Öcalan’ın bu sözlerinden dolayı Allah’ı tenzih ederim.
 
 
https://www.facebook.com/ebrualtan2012
https://twitter.com/ebru_altan_
altanebru@hotmail.com.tr


İzlenme: 901
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR