kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Ortadoğu Üzerine Oynanan Oyunlar ne Zaman Bozulur?

Ebru Altan

Ebru Altan

E-Posta : altanebru@hotmail.com.tr

Yazıma şiddet ve katliama maruz kalarak hayatlarını kaybeden zavallı bebekler, çocuklar, yaşlılar, kadınlar; tüm masumlar için Yüce Allah'tan rahmet niyaz ederek başlamak istiyorum.

Dünyanın dört bir yanının gözlerimizin önünde kaynadığı,

Zalim diktatörlerin kendi halkına ateş açtığı ve çıkarları uğruna ülkelerini savaş ve sefalete sürüklediği,

İnsanların üzerlerine benzin dökülüp canlı canlı yakıldığı,

Otomatik tüfeklerle halka rastgele kurşun yağdırıldığı bir devirde yaşıyoruz.

Ortadoğu kan gölüne dönmüş durumda.

Bölgeden her gün yüzlerce masumun şehit olduğu haberi geliyor.

Yaşam koşulları son derece olumsuz.

Oysa eski yüzyıllarda dünyanın en gelişmiş, en güçlü bölgesiydi Ortadoğu.

Bugün ise dünyanın en geri kalmış bölgelerinden biri.

Yüzyıllardan bu yana hep Batı'nın gerisinde.

Halkları, dünyanın en fakir halklarından sayılıyor; üstelik sahip olduğu onca kaynak ve zenginliğe rağmen...

Bu durumun elbette çok çeşitli sebepleri var. En etken olan unsurların başlarında ise ateist şer odaklarının bölge üzerindeki kirli oyun ve provokasyonları geliyor.

Nitekim Ortadoğu'nun zenginlikleri yıllardır söz konusu şer odaklarına akıyor.

Bu karanlık güçler ayrıca dışardan işgal etme yerine içerden işgal etme politikası ile Ortadoğu'yu paramparça etmiş durumdalar.

Sonuç; bölgede kendi içlerinde ayrılığa düşen ve sürekli olarak birbiriyle çatışma halinde olan yüzlerce grup ve fraksiyon.

Bunun da neticesi ortada; kendi aralarında bütünlük sağlayamadıkları için ülkelerinin yer altı kaynaklarından, doğal güzelliklerinden, tarihi ve turistik imkanlarından faydalanamayan halklar.

Ülkeleri az gelişmiş, fakir ve geri kalmış. Ekonomileri kavruk.

En başta da, işgal altında yaşamak durumundalar.

Yabancı karanlık odaklar tarafından ayrılığa düşürülüp birbirlerine düşman edilmişler ve böylelikle tüm güçlerini yitirmişler.

Bu durumun faillerinden birinin ateist şer odakları olduğundan bahsettik ama asıl müsebbibin İslam dünyasının ta kendisi olduğuna da değinmemiz şart.

Zira İslam dünyası Allah'ın farz kıldığı "birlik" emrini açıkça terk etmiş durumda.

Birlik olmak bir yana Müslümanlar birbirlerine düşmüş, amansızca birbirlerini yok etme gayesi peşindeler.

Aralıksız olarak birbirlerine saldırıyor, kendi kardeşlerini nasıl şehit edeceklerinin planlarını yapıyorlar.

Kısacası; Müslümanlar içinde korkunç bir bölünmüşlük yaşanıyor.

Ateist odakların on yıllar öncesinden tasarladıkları kapsamlı planın en önemli basamağı olan bu durum, bugün İslam dünyasının geldiği son noktayı apaçık gözler önüne seriyor.

Peki Müslümanların bu durumu değiştirmesi nasıl mümkün?

Elbette ki Allah'ın emrine uyarak ve hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılarak.

Tüm dünya Müslümanları kardeş olduklarını hatırlamalı, ayrılıkları bir kenara bırakıp dostça sarılıp kucaklaşmalı, kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak birlik olmalı.

Hiç şüphe yok birlik sağlandığında dünya deccaliyetinin Suriye'de, Mısır'da ya da dünyanın herhangi bir yerinde Müslüman katliamı yapması söz konusu bile olmayacak, İslam coğrafyası üzerinde oynanan oyunlar, masum halkların yaşadıkları acı ve zulüm derhal sona erecek.

O halde İslam ülkelerinin bu farzı daha fazla ertelemeleri son derece yanlış.

Dahası haram.

Küfrü güçlü gördüğü ve deccaliyeti gözünde büyüttüğü için kendi din kardeşleri aleyhinde tavır takınan ya da çekimser davranan Müslümanlara da bu noktada önemli görevler düşüyor.

Hepsi Allah'tan başkasından korkmadan hakkı savunmalı, masum, mazlum Müslüman halkın yanında yerlerini almalı ve Müslümanları birliğe, beraberliğe, kardeşliğe teşvik etmeliler.

İslam ülkeleri arasında kardeş olmanın bilinciyle kurulacak bir birlik Müslümanlara muazzam bir güç kazandıracak, Müslüman topraklar üzerinde uygulanan baskı ve zulmü anında sona erdirecektir.

 

Birliğin getirdiği manevi gücün etkisiyle tüm Müslümanlar müthiş bir bolluk ve berekete kavuşacak, İslam dünyasının yıllardan bu yana süregelen sorunları ortadan kalkacaktır.

Umuyoruz ki zayıf bırakılmış bütün mazlumlar tarafından ümitle beklenen bu birlik en kısa zamanda kurulacak, gerek Ortadoğu'da, gerek İslam aleminin geri kalan ülkelerinde, gerekse tüm dünyada yıllardan bu yana devam eden zulüm ve acılar bu yüzyılda son bulacak, yeryüzü aydınlık, huzur ve güvenlik dolu müreffeh bir ortama kavuşacaktır.

 

Ebru ALTAN

https://www.facebook.com/ebrualtan2012

https://twitter.com/ebru_altan_

altanebru@hotmail.com.tr

 

 


İzlenme: 975
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR