kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Mutsuzluk şeytanın hilesi

Ebru Altan

Ebru Altan

E-Posta : altanebru@hotmail.com.tr

Bazı cahiliye toplumu insanları duygusallığı, romantikliği, bunalımı bir nevi meziyet gibi görürler. İçine kapalı, pek konuşmayan, suskun, düşünen adam modunda kendilerince tarz yapar bu kişiler. Hatta kimisi bunu havalı bir durum olarak değerlendirir. Konuştuklarında da, çileli insan, dünyanın en kederli, en derin insanı; acılı dünyasından, acılı sözler sarf eden çilelerin insanı süsü verirler kendilerine. Bu toplumun bir kesiminin uyguladığı bir kültür tipidir. Fakat aslında kaliteden uzak ve gereksiz bir haldir. Samimiyetten de uzaktır. Çünkü gerçek derinliği içermez sadece taklitten ibarettir. 
 
Gerçek derinlik imandan gelir ve yüksek bir kalite içerir. Son derece asil ve içli bir derinliktir. Allah’ın varlığını kavramanın verdiği bir akıl olgunluğu, dünyanın geçiciliğinin farkında olan, ölümün yakınlığını bilen, Allah’ın gücünün, mutlak hakimiyetinin farkında olan, Allah sevgisiyle, Allah korkusuyla dolu bir akıl yapısı vardır gerçek derinlikte. 
 
Hüzünlü, kederli, neşesiz, keyifsiz, can sıkıntısı içinde gezen bir insan modeli Kuran’a asla uymayan bir modeldir. Şeytanın olumsuz telkinlerine hazır bir yapıdır. En ufak bir şeytani telkini böyle bir insan hemen almaya müsaittir; çünkü zayıf bir bünye barındırmaktadır. Bu tarz bir ruh hali dikkat dağınıklığı yapar. Bunun yanı sıra neşesizlik insanın aklını kapatır. Sinire, strese, kuşkuya, kuruntuya, ağlamaya açık hale getirir. 
 
Hücreler ise, neşeye, sevince, sevgiye, dışa dönüklüğe ayarlı olarak yaratılmışlardır. Ve bedene bunun aksini yaptırmaya çalışırsanız o zaman hücreler bozulur, beden hastalanmaya başlar. Cilt donuklaşır, renk sararır, gözlerin feri gider, parlaklığı kaybolur. Onları doğal yapılarının dışında bir suniliğe sürüklersiniz ki bu da yıpranmaya yol açar. 
 
Bu tarz kişiler içinde bulundukları ruh halinin bir getirisi olarak, çok çabuk çöker çok çabuk yaşlanırlar. Her şeye tasalanırlar. Bu da tam olarak şeytanın insanlarda oluşturmak istediği ruh halidir. Anormal ve sağlıksız insan karakterleri. Çabuk isyan eden, hemen kavgaya, tartışmaya hazır, içine kapalı, sağlıksız ruh haline sahip insan modelleri. 
 
Oysa ki bir insanda öncelikli var olması gereken şeylerden biri, Allah’a teslimiyettir. Allah’ın yarattığı her şeyden razı olan, mutmain, huzurlu, dingin bir yapı. Dengeli bir karakter, akıllı, sağlam kişilikli bir insan modeli. 
 
Sürekli aklı Allah ile birlikte, sağlıklı davranışları, sağlıklı düşünceleri, sağlıklı ruh hali olan zinde bir yapı olması gerekir. 
 
Kuran’a uygun olan, Allah’ın bizlerden istediği, neşeli, mutlu, dışa dönük olmamızdır. Hem kendisine faydası olan hem çevresine faydası olan bir insan modeli. Bir müslüman herhangi bir ortama girdiğinde o ortamdaki kişilerin içine ferahlık verir. Oraya neşe, bereket, güzellik taşır. İç aydınlığı, göz aydınlığı olur. Her inançtan, her kültürden insanla görüşebilecek kültürde, modernlikte, sosyal, kaliteli bir kişiliğe sahip olur. 
 
Allah kullarına sonsuzlukta güzellik vermek ister. Her şeyin en güzelini, en estetiğini, en mükemmelini. İnsan şimdiden Allah’ın istediği modele uygun o güzel karaktere aklını kullanarak adım atmalıdır. Yani cennet modeline. Elinden geldiğince aklını kullanarak bu yapıyı önce kendi içinde sonra da girdiği her yere taşımalıdır. 
 
Bir kere kaderde, her şeyi Sonsuz güzel aklıyla, en hayırlı şekilde Allah’ın yarattığını bilen bir insanın, Sonsuz bir gücün desteğini almış bir insanın aklını, olumsuz olarak meşgul edebilecek hiç bir şey yoktur. Bunları düşünüp tasalanması yersizdir çünkü zaten Rabbimiz her detayı en iyi bilendir. Ve kendisine tevekkül edenlerin işlerini en hayırlı şekilde sonuçlandırandır. Dolayısıyla bir Müslümanın tercihi hep neşeden yanadır. Mutlaka bilir ki o en iyi, en hayırlı, en güzel olandır. Asla başka bir seçenek yoktur Allah’ın dilemesi dışında. Milyon kere de olsa o öyle olacaktır. O zaman yapılacak tek şey hayır görmektir, güzellik görmektir.
 
İşte bu da hep sağlıklı, neşeli, güçlü bir yapı oluşturur. Gerçekten sağlam bir imana sahip olan bir Müslüman aksini düşünmekten sakınır, Allah’tan korkar. Nahl Suresi’nin 30’uncu ayetinde Rabbimiz, (Allah'tan) Sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Hayır" dediler. Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.
 
https://www.facebook.com/ebrualtan2012
https://twitter.com/ebru_altan_
altanebru@hotmail.com.tr


İzlenme: 1073
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR