kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

İyiliği emrederken kendinizi unutuyor musunuz?

Ebru Altan

Ebru Altan

E-Posta : altanebru@hotmail.com.tr

 Her insanın yapabildiği en kolay şeylerden biri konuşmaktır. Bir insandan herhangi bir konuyu anlatmasını isteseniz saatlerce size o konu hakkında bir şeyler anlatabilir. Ama önemli olan bir şeyi uzun uzun anlatmak değil, kişinin anlattıklarını uygulamasıdır. Yoksa anlattıklarını uygulamayan bir insanın anlattıklarının ne insanlar gözünde, ne de Allah katında bir değeri olmaz ve karşı tarafın kalbinde hiçbir etki oluşturmaz.

 

Güzel ahlak göstermeyi anlatan bir insan ancak güzel ahlak gösteriyorsa diğer kişiler tarafından sevilir, saygı duyulur. Her şeyi Allah rızası için, karşılık beklemeden yapmayı anlatan bir insan, eğer fiiliyatta gerçekten Allah rızası için hareket ettiğini gösterirse, yaptıklarının karşılığında insanlardan bir karşılık beklemezse anlattıklarının bir değeri olur. Bir insan karşı tarafa Kuran ahlakına uygun olmayan tavırları teşhis edebiliyorsa, bu tavırların yanlış olduğunu biliyor demektir. Bu nedenle elbette kendisi de yaptığı yanlışları bırakmakla sorumludur.

 

Allah bir ayetinde karşı tarafa iyiliği emrederken kendisini unutan insanlardan şöyle bahseder:

 

Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız? (Bakara Suresi, 44)

 

Allah yukarıdaki ayette Kuran'ı bilen ve karşısındakilere iyiliği emreden ancak anlattıklarını kendileri uygulamayan gaflet içindeki kişileri uyarıyor.  Rabbimiz bu tür insanları “yine de akıllanmayacak mısınız?” şeklinde uyararak hatırlatma yapan kişilerin önce kendilerinin bu hatırlatmaları uygulamasını bildiriyor.

 

Müminlerin özellikleri birbirlerine iyiliği emredip kötülükten sakındırmalarıdır. Bu Allah’ın Kuran’da mümin özelliği olarak belirttiği bir ibadettir. Fakat önemli olan bir kişinin anlattıklarını uygulayarak güzel ahlak örneği olmasıdır. Namaz kılmayan bir insanın insanlara namaz kılmalarını söylemesi, oruç tutmayan bir insanın insanlara oruç tutmalarını söylemesi, sürekli yalan söyleyen bir insanın çevresindekilere doğru sözlü olmalarını öğütlemesi ne kadar samimiyetsiz bir davranışsa, insanlara sürekli uyarı yapan insanların yaptıkları uyarıları kendilerinin uygulamaması da o kadar samimiyetsiz bir davranıştır.  

 

Allah’ın bize Kuran ayetlerinden bildirdiğinden öğrendiğimize  göre bir insanın sadece “iman ettim” demesi yeterli değildir.  Bu imanını gösterecek salih amellerde de bulunması gerekir. Bu nedenle iman eden bir insanın anlattığı, başkalarına tavsiye ettiği tüm güzel ahlak özelliklerini kendinin de uyguluyor olması çok önemlidir.  Bakın Rabbimiz bu konuyu ayetinde ne güzel de vurguluyor:

 

....”Güzel söz O'na yükselir, salih amel de onu yükseltir.” (Fatır Suresi, 10)

 

Peygamberimiz (sav)'in de "İmanın kemali, güzel ahlakladır" sözüyle imanın en önemli alametlerinden birinin güzel ahlak göstermek olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle tüm bu yazımda bahsettiğim gibi güzel ahlakı anlatmak ve uygulamak önemli bir ibadettir.

 


İzlenme: 2607
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR