kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

HİÇ KİMSE KALDIRABİLECEĞİNDEN FAZLASIYLA DENENMEZ

Ebru Altan

Ebru Altan

E-Posta : altanebru@hotmail.com.tr

 Birçok insan günlük yaşamında olayların tesadüfler sonucu, öylesine geliştiğini zanneder. Sabah kalkar ayağı bir terliğe takılır, bunun öylesine olduğunu, o terliği oraya bırakan kimse yüzünden takıldığını düşünür. Bir komşusunu görüp selamlaşır, karşılaştığı kişiyi, geçerken, tesadüfen, öylesine gördüğünü düşünür, konuşmalarda kelimelerin doğal akışında öylesine kullanıldığını sanır. Oysa küçük, büyük, her şey; sehpanın üzerine bir toz tanesinin ne zaman nereye düşeceğinden, ölümcül bir hastalık haberinin ilk duyulduğu ana, yemekteki sosun tuz oranından, trafikteki kazanın hangi kavşakta hangi arabayla olacağına, giydiğiniz kıyafetin renginden, üzerine dökülecek yemeğin ne kadar leke bırakacağına kadar her şey kaderde belirlenmiştir. Tüm ayrıntılar Allah tarafından kaderde yaratılmış özel olaylardır.

Evrendeki kusursuz dengeyi düşündüğümüzde de, hiç bir şeyin başıboş bırakılmadığını, en küçük ayrıntının bile Allah’ın koruması ve denetimiyle gerçekleştiğini rahatlıkla görebiliriz.

 

İşte bu şartlar altında insan hayatı boyunca sürekli olarak denenir, olan hiçbir olay tesadüfen meydana gelmez. Bunları kavrayamaz ve olayların Allah’tan bağımsız olarak geliştiğini zannederse o zaman çok büyük hataya düşer. İnsan tepkilerinden, kararlarından ve davranışlarından sorumludur. Dünyadaki davranışları ve gösterdiği ahlak sonsuz yaşamındaki konumunu belli edecektir. İnsan bu gerçeği unutmadığı sürece karşılaştığı her şeyin hayır dolu olduğunu ve kaderde her detayının Allah tarafından tek tek yaratıldığını bilir. Çünkü herşey Allah’ın takdiri ile gerçekleşir ve her şeyde hayır vardır.

 

Halk arasında “hayra yormak” ifadesinin zaman zaman yanlış kullanıldığı olur; “hayra yormak” bir olayı gereğinden fazla olumlu bir bakış açısıyla, kimi zaman da gerçekçi olmayan şekilde değerlendirmek demek değildir. Aksine, yaratılan olay her ne ise sonsuz akıl sahibi Rabbimiz o olayı bize bizim bilmediğimiz pek çok hayır ve hikmetle yaratmıştır. “Hayra yormak” bu gerçeği bilmek ve o anda söz konusu olayın, hayırları daha görünür hale gelmemiş olsa da, mutlaka hayırlı olduğundan emin olmaktır. İşte bu yüzden tüm hayatı boyunca sürekli denendiğini unutmayan bir insan her şeyde hayır olduğunu kolaylıkla görebilir. Kuran’a uygun bu düşünce şekli insanın aklının keskinleşmesine ve üzeri kısmen örtülü bazı gerçekleri fark etmesine sebep olur.

 

Allah insanı değişik konular ve farklı kişiler vesilesiyle denemelere tabi tutar. Herkesin kaderinde karşılaştığı farklı farklı olaylar olur. Ancak bu noktada çok önemli birşey vardır. O da Allah’ın kimseye kaldırabileceğinden fazlasını vermeyeceği gerçeği...

Allah sonsuz adalet sahibi, kullarını koruyan esirgeyen, Halim (çok yumuşak olan)dır.

 


“Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiçbir haksızlığa uğratılmazlar.” (Müminun Suresi, 62)

 

İnsanın dünya hayatında karşılaşabileceği her türlü deneme, hastalıklar, kazalar, maddi ve manevi sıkıntılar ayette de belirtildiği gibi kaldırabileceği sınırların içindedir. Bize düşen geçirdiği bu denemeleri güzel görmek, Allah’a güvenmektir.

 

Eğer insan, bir zorluk karşısında, artık bir çıkış yolunun kalmadığını, her şeyin bittiğini, aşamayacağını düşünürse, bunun tamamen şeytandan gelen boş bir kuruntu olduğunu bilmelidir. Her düşünce şeklinin, daha derini, daha hikmetlisi vardır. Her sorunda mutlaka bir çıkış yolu vardır fakat o kişinin aklını bir üst boyuttan bakabilecek hale getirmesi,

düşüncelerini buna göre şekillendirmesi gerekir.

Umutsuzluğa kapılmak şeytandan gelen bir vesvesedir. Her zorluğun mutlaka bir kolaylığı vardır. Bazı insanlar kaderin bir sonraki aşamasından haberdar olmadığı için gereksiz bir endişeye kapılır. Oysa Allah’a tevekkül edip olanların mutlaka hayırlı olduğunu düşünüp, Allah’ın bir yardım ulaştıracağını bilip bunun umudunu ve konforunu yaşamamız gerekir.

Allah bu gerçeği Kuran’da şöyle bildirmiştir:

Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.

Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.

Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.

Ve yalnızca Rabbine rağbet et.

(İnşirah Suresi, 5-8)

https://www.facebook.com/ebrualtan2012 https://twitter.com/ebru_altan_ altanebru@hotmail.com.tr 


İzlenme: 571
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bekir Gönenli

    Misafir Evet Rabbimiz herkesi mutlaka kaldırabileceği gibi imtihan eder. Çok güzel bir yazı olmuş, Allah razı olsun, 05 Mayıs 2013 12:31

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR