kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Dünyadaki herkesin bir gün mutlaka karşılaşacağı gerçek… Ölüm

Ebru Altan

Ebru Altan

E-Posta : altanebru@hotmail.com.tr

Allah herkesi farklı suretlerde, farklı kaderlerle yaratmıştır. Hz. Adem’den bu yana dünyada milyarlarca insan yaşadı. Bu insanlar arasında, zenginlikleriyle, şöhretleriyle, makamlarıyla ün yapmış binlerce insan var. Hepsi birbirinden farklı kişiliklere, farklı özelliklere sahip, farklı ülkelerde, farklı zamanlarda yaşamış kişiler. Ama hepsinin tek bir ortak özelliği var. Hepsi bir gün öldü.

Belki de insanların hayatları boyunca en çok düşünmekten kaçtıkları tek şeydir ölüm. Kime sorarsanız sorun, ya da kiminle ölüm hakkında konuşacak olursanız olun hemen “ağzından yel alsın, kapat bu konuyu, içimi karartma” gibi sözler edip bir an önce konuyu değiştirmek isterler. Bunun nedeni de kesin karşılaşacakları ölümden şiddetle korkuyor olmaları. Peki insanlar ölümden neden bu kadar korkuyorlar? Çünkü insanlar genelde ölümün bir son olduğunu düşünüyorlar. Ama aslında ölüm bir son değil, sonsuz ahiret hayatın başlangıcıdır. Sonsuz azabın veya Allah’ın sonsuz merhametinin başlangıcı.

Hatırlarsanız Zincirlikuyu Mezarlığı’nın giriş kapısına “Her nefis ölümü tadacaktır” (Al-i İmran Suresi, 185) ayeti yazıldığında bazı insanlardan ne kadar çok tepki gelmişti. Halbuki orada yazan ayet onlar için çok güzel bir hatırlatma. Çünkü insan ölümü düşünmekten kaçmak yerine, sürekli ölümü düşünse, ahireti, asıl hayatı için bir şeyler yapması gerektiğinin farkına varır. Kısacık bir ömür için bu kadar çabalarken, sonsuz bir hayat için hiçbir şey yapmamak o insana kayıptan başka bir şey vermez. Rabbimiz bir ayetinde bu dünyanın geçici olduğunu, asıl hayatın ahiret olduğunu bize şu şekilde bildirir:

Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)

İnsan doğar, biraz büyüdükten sonra çok koşuşturmalı bir hayatın içine girer. Gideceği okul, liseyi bitirdikten sonra gireceği üniversite, üniversite bittikten sonra çalışacağı yer, tatil planları, evlilik planları, evlendikten sonra oturacağı ev, doğacak çocuğu hakkında planlar, emekli olduktan sonra ne yapacağı, torunlarına nasıl davranacağı, yaşlandığı zaman nerede oturacağı, hatta öldükten sonra gömülmek istediği yere kadar her şeyi düşünür, planlar. Peki bütün bu planları henüz hayata geçiremeden ölmeyeceğinin garantisini ona kim verebilir? Hiç kimse. Çünkü dünya genç yaşta, hayalini kurduğu planların bir tanesini bile gerçekleştiremeden ölen insanlarla dolu.

Aslında insanları aldatan şeylerden en önemlisi de  geleceğin var olduğunu düşünmeleri. Bu nedenle bir çok şeyi sonraya erteliyorlar. “Sonra ibadetlerimi yaparım, önce dünyanın tadını çıkarayım” diye düşünüyorlar. Halbuki gelecek için plan yapıp dururken kişinin o geleceği yaşayacağına dair hiçbir garantisi yoktur.  Ama o insanın bir gün, hatta belki de bir saat sonra öleceği, öldükten sonra dünyada yaptıklarından veya yapmadıklarından dolayı Allah’a hesap vereceği kesindir. Allah bir ayetinde bize şöyle buyuruyor:

De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah) a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma Suresi, 8)

Bazı insanlar ölümden korktukları için hiç düşünmek istemezken, bazıları da sırf içinde bulundukları gafletten dolayı ölümü düşünmezler. Bu gaflet bazen o kadar şiddetli bir hal alıyor ki, ölmek üzere olan bir yakınlarını ziyaret ettiklerinde veya birinin cenazesine gittiklerinde bile ölümü kendileriyle bağdaştıramıyorlar.

Bu gafletin nedenleri arasında hayatın koşuşturmacası, bazı şeyleri yaşlılığa erteleme, dünyada çok büyük görülen küçük sorunların peşinde koşulması sayılabilir. Ama önemli olan insanın kendisini bu gafletin içerisinden çıkarması ve ölümün de ona hiç beklemediği bir anda geleceğini unutmadan hareket etmesidir. Allah bir ayetinde şöyle buyurur:

İnsanların sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar. (Enbiya Suresi, 1)

Bu gaflet insanın sonsuz hayatının cehennem azabı içinde geçmesine neden olabilir. Rabbimiz; "Tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır." (Nisa Suresi, 18) ayetiyle insanlara bu gerçeği hatırlatmıştır. Vicdanıyla düşünen bir insanın 60-70 yıllık bir hayatı değil, sonsuz bir hayatı tercih etmesi gerekir.


İzlenme: 546
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR