kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Allah’ın affetmeyeceği tek günah: Şirk

Ebru Altan

Ebru Altan

E-Posta : altanebru@hotmail.com.tr

 Şirk koşmayı genelde insanlar sadece cansız varlıklara, putlara tapmak sanırlar. Oysa Kuran’da Allah’ın bahsettiği şirk insanların zannettiğinden çok farklı. Hatta Allah Kuran’da her günahı affedeceğini bir tek kendisine şirk koşulmasını bağışlamayacağını bizlere bildiriyor. Dolayısıyla herkesin şirk koşmaktan şiddetle kaçınması gerek.

Şirk’in kelime manası “ortaklık”tır. Yani Allah’a “eş koşmak”, “ortak koşmak” demektir. (Allah’ı tenzih ederim) Biraz önce de belirttiğim gibi Allah’a ortak koşmak için sadece putlara tapmak gerekmez. Allah’ın sahip olduğu sıfatları bir başkasına yüklemek veya Allah’ın yarattığı olaylar karşısında üzülmek, ümitsizliğe kapılmak da şirkin tanımı içine girer. Örneğin bir insan zenginse ve bu zenginliğin kendisinden kaynaklandığını düşünürse bu şirk olur. Çünkü mülkün tüm sahibi Allah’tır ve Allah dilediğine rızkını açar, dilediğine kısar. Dolayısıyla insan sahip olduğu zenginliğin kendisinden olmadığını bilmeli ve sürekli Allah’a şükretmeli. Çünkü Allah dilerse o rızkı elinden alır ve kişinin o zenginliğinden eser kalmaz. Hepimiz çevremizde bir gece içinde iflas eden ve tüm mal varlığını kaybeden insanların örneklerini çok iyi biliyoruz.

Bir insan güzelse ve bu güzelliğin kendisinden kaynaklandığını düşünürse o da şirk olur. Çünkü o kişiyi güzel yaratan Allah’tır. Dolayısıyla biri ona “çok güzelsin” dediğinde, teşekkür etmek yerine Allah’ı övmesi, “MaşaAllah” demesi gerekir.

Bir insan karşısındakinin yaptığı bir tavırdan, söylediği bir sözden dolayı çok etkilenip, onu kafasına takıp, üzülürse burada da Allah’a şirk koşuyor demektir. Çünkü dünyadaki her olay zaten çoktan Allah tarafından yaratılmış ve bitmiştir. Karşılaştığımız ufak büyük her şey Allah’ın takdir ettiği olaylardır. Dolayısıyla bir olaya karşı üzülüp vesvese yapmak da Allah’ın affetmeyeceği bir davranış. Çünkü bu şekilde davranan bir insan haşa, Allah’ın yarattığı kaderi beğenmiyor demektir. Bir Müslüman nasıl bir zorlukla karşılaşırsa karşılasın ya da zahiren onu çok üzecek, sıkacak olaylar yaşarsa yaşasın hiçbir zaman üzülmez, içine kapanmaz, ağlamaz veya bir sıkıntı duymaz. Çünkü her detayı Allah’ın yarattığını bilir.

Rabbimiz bizi denemek için hayatımız boyunca çok çeşitli olaylar yaratır. Bu, dünya hayatında imtihanın bir gereğidir. “O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı... “(Mülk Suresi, 2) ayetinden de anlayacağımız gibi Allah her olayı bizim tavrımızı denemek için yaratır. Yarattığı bir zorluk karşısında kişi şükredecek mi, Kuran’a uygun bir tavır gösterecek mi yoksa Allah’ın yarattığını unutup şirk mi koşacak, Rabbimiz bizi böyle dener.

Şirk, asla unutulmaması, her daim akılda tutulması ve mutlaka kaçınılması gereken en büyük günahtır. Allah Kuran’da birçok ayette Müslümanlara şirkten kaçınmalarını emretmiş. Allah birçok günahı affedeceğini ama şirki affetmeyeceğini bize ayetlerde şöyle bildiriyor:

Gerçekten, Allah, Kendisi'ne şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur. (Nisa Suresi, 48)

Hiç şüphesiz, Allah, Kendisi'ne şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır. (Nisa Suresi, 116)

Bir başka ayette Allah iman ettiği, diğer ibadetlerini yerine getirdiği halde şirk koşan bir insanın amellerinin boşa çıkacağını ve ahirette hüsrana uğrayacağını bize şu şekilde bildiriyor:

Andolsun, sana ve senden öncekilere vahyolundu (ki): "Eğer şirk koşacak olursan, şüphesiz amellerin boşa çıkacak ve elbette sen, hüsrana uğrayanlardan olacaksın. (Zümer Suresi, 65)

Şirk Allah’ın affetmeyeceği bir tavır olduğundan, kişi her ne kadar iman ettiğini söylese de şirk içinde yaşadığında kitabını sağ elinden beklerken sol elinden alabileceğinden, her Müslüman şirkten var gücüyle sakınmalı, bu konuda asla gaflete düşmemeli. Çünkü insan şirkin haram olduğunu ve Allah’ın hiçbir şekilde affetmeyeceğini bizlere bildirdiği bu günahı bile bile sürdürürse ahirette bunun hesabını veremez. Allah’ın karşısında ortaya sürebileceği hiçbir mazereti kalmaz. Çünkü Allah hesap gününün “mazeretlerin hiçbir yarar sağlayamayacağı” (Mü’min Suresi, 52)  bir gün olduğunu bize bildiriyor.

Unutmayın ki şeytan kimi bahaneler öne sürerek şirki makul hale getirmeye çalışır. Özellikle gün içinde yaşadığı olaylarda o kişiye çok türlü vesveseler verir. İnsanın vicdanı, karşılaştığı her olayın Allah’ın yarattığı bir görüntü olduğunu hatırlatsa da bazen şeytanın verdiği vesvese daha ağır gelir ve Müslümanı çok büyük bir hatanın içine sokar. İnsanı cehenneme sürükleyebilecek bu günahtan kaçınmanın yolu her olayda Allah’a tevekkül etmek, olayları duygusal bir şekilde değil, akılla, Kuran’da bildirilen ahlakla değerlendirmektir. Şeytan ise daima gizlice bir köşede bekler, insanın aklını kapayıp “duygusallık” adı altında kişinin doğruyu görememesine neden olur.

Sadece olaylar karşısında verilen tepkilerle sınırlı değildir şirk. Bir insanı Allah’ı sever gibi sevmek, bir insandan Allah’tan korkar gibi korkmak, bir insana Allah’tan daha fazla güven duymak da şirktir.

Allah’ın farz kıldığı bir ibadeti “insanlar ne der” diye düşünüp yerine getirmemek de şirktir. Çünkü asıl olan her zaman Allah rızasıdır. Bir insan hayatı boyunca başkalarının ne düşüneceğini değil, Allah’ın razı olup olmayacağını düşünmeli. Çünkü öldükten sonra “o başkaları” yanında olmayacak ve kişi tek başına Allah’a hesap verecek.

Başka insanları memnun etmek için bir şey yapmak da şirktir. Müslüman yaptığı her şeyi Allah rızası için yapar. Örneğin ailesi veya arkadaşları için güzel bir yemek hazırladığında bunu Allah rızası için yapar. Ama yaptığı bu yemek sonrasında karşısındakilerden “teşekkür beklerse” bu da şirk olur. Çünkü Müslüman karşılık olarak teşekkür beklemez, Allah’ın ondan razı olmasını bekler. İsterse bir kişi bile yaptığı yemekten dolayı teşekkür etmesin, o yine de onlara böyle bir güzellik hazırladığı için, Allah’ın razı olacağı bir tavır olduğu için sevinç duyar.

Yaptığı bir hata yüzünden işten çıkarılacağından korkmak, gelecek endişesi yaşamak, başkalarından yardım beklemek, insanlara minnettar olmak da şirktir. Çünkü korkulması gereken insanlar değil Allah’tır, yardım beklenilmesi gereken insanlar değil Allah’tır, teşekkür edilmesi gereken insanlar değil, Allah’tır. Allah ayetlerinde şöyle bildiriyor:

Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, Allah'a şükredin. (Bakara Suresi, 172)

Allah, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter. (Nisa Suresi, 45)

Kuran’da Allah bize bir Müslüman zorlukla karşılaştığına vereceği tepkiyi şu şekilde haber veriyor:

De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)

Ahirette "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım." (Kehf Suresi, 42) dememek için Müslümanların her zaman vicdanlarıyla hareket etmeleri, şeytanın bir oyunu olan “duygusallığa” karşı çok dikkatli olmaları, tüm güzelliklerin sahibinin, çevremizde meydana gelen her olayı yaratanın Allah olduğunu, Allah’tan başka her varlığın çok aciz olduğunu, Allah dilemedikçe kimsenin hiçbir şey yapamayacağını, Allah’tan başka bağımsız bir güç olmadığını, her şeyin Allah’ın kontrolünde olduğunu unutmamak gerekiyor. Son olarak şunu da söylemek isterim ki bir mümin yıllarca şirk içinde yaşamış, insanlara çok değer vermiş ve insanların rızasını gözetmiş olabilir. Ama Rabbimiz çok bağışlayan ve çok esirgeyendir. Bu yüzden müminlerin biran önce tövbe edip, şirkten arınıp, kalplerini yalnızca Allah’a bağlayarak dosdoğru yollarına devam etmeleri gerekir...


İzlenme: 823
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR