kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

TOHUMLARDAKİ BİLGİNİN SIRRI

Didem Rahvancı

Didem Rahvancı

E-Posta : didemrahvanci@yahoo.com

Kuru tahta parçaları gibi görünen tane ve çekirdeklerin yani tohumların uygun şartlar bulduklarında nasıl yeşerdiklerini ve çeşit çeşit bitkileri meydana getirdiğini hayretler içinde izleriz bazen.

Küçük bir tahta parçası nasıl olur da, ait olduğu bitkinin her dalına, her yaprağına, her çiçeğine, her meyvesine, rengine, kokusuna, şekline dair bütün bilgileri bilebilir?

Tohumlar temel yapı olarak bir tohum kılıfı, bir besin deposu ve bilgilerin saklandığı embriyodan oluşurlar. Ancak temel yapıları aynı olmasına rağmen her tohumun besin deposunun miktarı, tohumu çevreyeleyen zarın cinsi, kalınlığı, kendisini saran meyvanın şekli, meyvasının tadı birbirinden çok farklıdır. Tohum kılıflarının şekillerinden, renklerine, malzemelerindeki çeşitliliğe kadar herşey bitkilerin yaşadığı ortama ve türüne göre değişiklik gösterir.

Bu açıdan incelendiğinde tüm tohumlar bir yaratılış harikası olarak karşımıza çıkar. Örneğin kayısıda tek bir çekirdek yani bir tane tohum bulunur ve bu çekirdek katı kabuğunun içinde çok iyi korunur. Meyve kısmının yenilmesiyle birlikte, kayısının ortasındaki sert çekirdek şeklindeki tohum ortaya çıkar ve tohum bu şekilde uygun bir yerde filizlenerek yeni bir ağaç olarak yetişme imkanı bulur.  Yani o sert koyu renkli kayısı çekirdeğinden,  üzerinde turuncu renkte, mis gibi kokan kayısıların, yemyeşil yaprakların olduğu kocaman bir ağaç oluşur. Hiç bir zaman o çekirdekten yanlışlıkla kırmızı bir kayısı çıkmaz, turuncu ama elma kokan bir kayısı da çıkmaz. Ağacın yaprakları hep kayısı ağacının özelliklerini gösterir, bir anda çam ağacının yapraklarına sahip ama meyveleri kayısı olan bir ağaçla hiç karşılaşmayız. Tohumda ki bilgiler her zaman doğrudur ve her zaman aynı mükemmel yapıdaki kayısı ağaçları yeşerir topraktan.

Karpuzun içinde ise onlarca çekirdek yani tohum bulunur. Karpuzun çekirdeklerinin her birinin ince bir bağ ile sulu bölüme tutturulduğunu ve bu çekirdeklerin üzerinde incecik bir zar olduğunu görürüz. İşte bu zarın yapısı hakkındaki bilgi de, karpuzun hoşa giden tam ayarında şekeri, esansı ve lezzeti ile ilgili bilgi de tohumlarında mevcuttur. Bundan başka; karpuzun kabuğundaki desenler, kabuğun kalınlığı, üzerindeki mumlu yapı ile ilgili bütün bilgiler de tohumlarında şifrelenmiştir. Hiç bir yanlışlık olmaz ve karpuz yüzlerce yıldır hep bizim bildiğimiz haliyle topraktan çıkar yeryüzüne.

Hurmanın çekirdeğini toprağa ektiğimizde kısa bir süre sonra o sert çekirdeği kibarca delerek uzamaya başlayan yemyeşil, çıtır çıtır bir filizle karşılaşırız. Yıllar içinde o filiz büyük ve harika bir hurma ağacına dönüşerek, daha önce çekirdeği olduğu meyvenin aynı lezzetinde, aynı tatlılıkta, aynı biçimde, aynı kokuda meyveler vermeye başlar.

Şeftalinin, domatesin, hindistan cevizinin, sardunyanın, lalenin ve diğer tüm bitkilerin tohumları birbirlerinden farklı yapılardadır ve farklı bilgilere sahiptir.

Gülün kırmızı rengi, yapraklarındaki kıvrımların her birinin nasıl olacağı, kaç yaprağının olacağı, yapraklarının yumuşaklığı, kadifemsi yapısı, güle kokusunu veren maddelerin oranı birer bilgidir. Patlıcana morumsu siyah rengini veren, üstüne cilalı kabuğunu yerleştiren, içinde çekirdeklerini sıralayan, sapını dayanıklı kılan, sapın içindeki taşıma borularının uzunluklarını belirleyen, embriyoya yerleştirilmiş olan bilgilerdir. Kuru sopaya benzeyen asma dallarından tatlı ve su dolu kesecikler halinde üzümlerin çıkmasını sağlayan da bu bilgidir. Üzüm kabuklarını fındık kabuklarından farklı kılan, bu iki meyvenin renklerini, tatlarını, kokularını, içindeki vitaminleri, birinin sulu birinin kuru yapılarda olmasını sağlayan hep tohumların embriyolarındaki bilgilerdir.

Çok çeşitli farklılıklar gösteren bu tohumlar bulundukları iklim koşullarına ve çevre şartlarına göre de değişiklik ve dayanıklılık gösterir. Filizlenmek için uygun ortam bulamadığından dolayı kendisini, onlarca hatta yüzlerce yıl uykuda tutan tohumlar vardır. Örneğin kaya yarıkları arasında yüzlerce yıl bozulmadan, çimlenmeden kalan lupin bitkisi tohumları bulunmuştur. (Raven, Evert, Curtis, Biology of Plants, World Publishers, New York, 1976, s.346) Mimosa glomerata'nın tohumları, kurutulmuş bitki koleksiyonlarının tutulduğu bir kapta 220 yıl saklanmış ve tohumlar suyla ıslatılır ıslatılmaz filizlenmiştir. (Malcolm Wilkins, Plantwatching, New York, Facts on File Publications, 1988, s. 46-47)  Tundra bölgelerinde bazı tohumlar, 10.000 yaşındaki buzul tabakalarından çıkarılıp, laboratuvara alındığında gerekli miktarda ısı ve nemin sağlanmasıyla birlikte tekrar hayata dönmüşlerdir. (John King, Reaching for The Sun, 1997, Cambridge University Press, Cambridge, s.117)

 

Peki bu çeşitlilik, bu dayanıklılık ve bu detaylar nasıl ortaya çıkmıştır? Tohumlara bu bilgiler kim tarafından yerleştirilmiştir?

Bu soruyu bir evrimciye sorarsanız size, yukarıda çok özet olarak anlattığım mucizevi yapının tamamen tesadüfler eseri olduğunu anlatmaya başlayacaktır. Portakalın yüzyıllardır tesadüfen yine portakal olarak topraktan çıktığını, kokusunun , lezzetinin, dilimlerinin, dilimlerinin içindeki şekerli su dolu paketçiklerin her seferinde tesadüfen aynı olduğunu, şeftalinin yine aynı şeftali olabilmesi için hiç bir plana ihtiyaç olmadığını çünkü bunun tamamen bir tesadüf olduğunu, bir manolya ağacının tohumlarındaki embriyoda bilgi diye bir şey olmasının söz konusu olamayacağını çünkü monalyanın o bembeyaz renginin ve iç açıcı konusunun tamamen tesadüfen oluştuğunu söyleyecektir.

Aynı evrendeki bütün dengelerin, yerde ve gökte yaratılan tüm canlıların, tüm dengelerin kainattaki müthiş düzenin tesadüfen olduğunu söyledikleri gibi...

Oysa evrimcilerin iddialarının aksine ALLAH KESİN VAR ve biz Allah’ın varlığına her an, her yerde, gördüğümüz herşey de şahit oluyoruz.

Allah’ın yarattığı tüm sistemlerde olduğu gibi tohumların yapısında da evrimcilerin tesadüf iddiaları ile asla açıklanamayacak, çok açık bir yaratılış ve plan vardır. Elbette ki bu plan şuursuz tesadüflerin sonucunda ya da başka herhangi bir nedenle ortaya çıkmamıştır. Tohumlardaki kusursuz tasarımı yapanda, bütün bilgileri tohumun içine yerleştiren de, herşeyin Yaratıcısı sonsuz akıl ve güç sahibi olan Allah’tır. Bitkilerin yaşamının her aşamasında görülen bu akıl onların üstün güç sahibi olan Allah tarafından yaratılmış olduklarının açık bir delilidir.

 

Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır ki; hayvanlarınızı ondan otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl suresi, 10-11)

 

 

didem.rahvanci@a9.com.tr
https://www.facebook.com/didem.rahvanci
https://twitter.com/DidemRahvanci

http://didem-rahvanci.com

 


İzlenme: 757
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • HARİKULADE ÜSTÜ

    Misafir Sayın Didem Rahvancı hanımefendi Allah sizden razı olsun, ne kadar da akıcı, anlaşılır sade ve özlü ve aynı zamanda bilgi özü dolu kaleme almışsınnız. Tebrik ediyorum ve başarılarınızın devamınnı dilerim. Zevkle sizi takip ediyorum, Allah 'a emanet olunuz. 19 Kasım 2013 17:03

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR