kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

DÜNYA SEVGİYE MUHTAÇ

Didem Rahvancı

Didem Rahvancı

E-Posta : didemrahvanci@yahoo.com

 Dünya da yaşanan kin, öfke ve nefretin sonuçlarını her gün çok acı bir şeklide görüyoruz. Dünya hiç olmadığı kadar barışa, sevgiye, şefkate, merhamete muhtaç. İnsanların büyük bir kısmı, gaddarlığı, acıyı, zulmü, savaşı, sevgiye tercih etmiş durumda. Bunun sonucu da insanlara, toplumlara, ülkelere yıkım olarak geri dönüyor.

Son zamanlarda en acı haberler hep Ortadoğu’dan geliyor. Zaten bu bölgenin son yüz yıllık tarihi hep savaşlar, işgaller, terör ve şiddetle dolu. 1916’da Sykes-Picot gizli anlaşmasıyla Ortadoğu’da yıllardır bir arada yaşayan kardeşler, akrabalar, toplumlar emperyalist zihniyetler tarafından zorla bölündü. Bu da yetmedi, bölgenin yer altı kaynakları ve maddi gücü yoğun bir şekilde sömürülmeye başlandı. Ardından gelen diktatörler insanların hayatını kararttı, özgürlüklerini ellerinden aldı, yaşamlarını yaktı, yıktı, yerle bir etti.

Ortadoğu’nun maddi ve manevi açıdan dünyanın en zengin coğrafyası olan, hak peygamberlerin yaşadığı kutsal toprakların yer aldığı bu güzel bölge, adeta bir cehennem ortamı oldu. Şiddet, nefret, çıkarcılık, egoistlik, bölge insanlarının huzurunu bozdu, yaşama sevinçlerini acıya dönüştürdü. Kimi aşiret, örgüt ve partiler, kendi çıkarları uğruna güç sahibi oldukları bölgelerde en temel insan haklarını ihlal eder durumuna geldiler. Rejimler halklarını değil, iktidarlarını düşünürken, insana yapılması gereken yatırım maddiyata yapıldı. Eğitime, sağlığa, sosyal yaşama, sanata harcanması gereken paralar, silahlara harcanır oldu. Nefreti ön plana çıkaran emperyalizm ve vahşi kapitalizm gibi siyasi akımlar bölgeye ne barış getirdi, ne de mutluluk. Bölgeye gelen ülkeler de hep sevgisiz politikalara sarıldı. Sorunlar sevgi, muhabbet, hoşgörü ve karşılıklı anlayışla değil, sadece şiddetle çözülür hale geldi.

Oysa Dünya gibi Ortadoğu’nun da tepeden bakan üsluplara, tehditlere, sertliğe, savaşlara, bombalara, silahlara değil sevgiye ihtiyacı var.

Türk milleti olarak biz, Suriye’nin barış içinde olmasını, Irak’ın güçlü olmasını, Lübnan’ın eski günlerinden çok daha güzel günlere kavuşmasını, özgür ve bağımsız bir Filistin’i özlemle istiyoruz. Mısır’da, Yemen’de huzurun ve sevginin hakim olmasını istiyoruz. Elbette bu istek için güçlü olmak gerek.

Güç denilince akla hemen askeri güç gelmemeli. Dünyadaki en büyük güç kararlılıkla sevgi politikalarını isteyecek çok kaliteli bir toplumun varlığıdır. Birlik olmak, zorluklara ve saldırılara karşı birlikte hareket edebilmek güçlü olmanın sırrıdır. Sevgi en büyük silahımız ve zenginliğimizdir.

Ortadoğu’da ülkelerin durmadan bölünmeye doğru gitmesi durdurulmalı, birlik ruhu hakim edilmeli.

Her bölünme peşinden geçilmez sınırlar, aşılması imkânsız setler mayınlar, dikenli teller, duvarlar, hendekler getiriyor. Oysa Ortadoğu’nun ihtiyacı olan şey sevgi bağlarıyla sınırların kalkması ve alabildiğince özgürlük.

Ortadoğu’nun birlik olması, birlik olmanın getireceği güzelliklerden faydalanması gerek. Sayın Adnan Oktar’ında yazılarında ve konuşmaların da belirttiği gibi sınırların olmadan, serbest dolaşımın olduğu, Kahire’den kalkan bir insanın Şam’a, İstanbul’a, Bakü’ye kadar kolayca gidebildiği bir özgürlük ortamı, Beyrut’ta kahvaltı eden bir insanın akşam yemeğini Gazze’de yiyebildiği, Kudüs’ü ziyaret edip akabinde Yemen’e huzurla gidebildiği bir Ortadoğu olmalı.

didemrahvanci@yahoo.com
https://twitter.com/DidemRahvanci
http://didem-rahvanci.com


İzlenme: 549
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR