kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

DARWINİST YAPTIRIMLAR

Didem Rahvancı

Didem Rahvancı

E-Posta : didemrahvanci@yahoo.com

Darwinizmin diğer adıyla evrim teorisinin geçersizliği bugün bilimsel olarak ispatlanmış olmasına rağmen bu köhne teori hala dünyada ve ülkemizde, okullarda okutulmaya devam ediyor. Teoriyi savunan bilim adamları tarafından bilimsel gerçekler göz ardı ediliyor, bilinçli olarak çarpıtılıyor ve bu teori sanki hala gerçekmiş gibi el üstünde tutuluyor.

Okullarda öğrencilerin Darwinist hurafeleri öğrenmesi mecburi iken, bilimsel gerçekleri öğretmek adeta yasak. Oysa evrim teorisi, daha canlılığın oluşabilmesi için var olması gereken tek bir hücrenin hatta tek bir proteinin bile nasıl oluştuğunu açıklamaktan aciz. Kaldı ki tüm evrenin ve canlıların nasıl oluştuğunu açıklamak bu teori için imkansız. Bugüne kadar bulunan 350 milyon fosil içinde bir tane bile – evrimcilerin iddia ettiği gibi – canlıların birbirlerinden türediğini gösteren yani evrime delil olabilecek tek bir ara form fosili yok. Durum böyle olmasına rağmen hala evrim teorisine körü körüne bağlı çok sayıda bilim adamı ve akademisyen bulunuyor ve bu kişiler bu teoriyi ispatlanmış bir gerçek gibi anlatmaya devam ediyorlar.

Oysa çocukların ve gençlerin evrim gibi Sümer devrinden kalma pagan öğretilerle değil, 21. yüzyılın ortaya koyduğu bilimsel bilgilerle eğitilmeleri gerekir. Ayrıca okullarda evrim masalları illa öğretilecekse bununla birlikte bilimin ortaya koyduğu gerçekler, evrim teorisi ile ilgili çıkmazlar ve yaratılış mucizeleri de mutlaka öğretilmelidir.

Ancak Darwinist yaptırımlar buna asla izin vermez. Neredeyse bütün ülkelerin okullarında evrim müfredatın bir parçası olarak zorla öğretiliyor. Avrupa ülkelerinde hala, zürafaların boyunlarının aslında kısa olup, ağaçların yüksek dallarına uzandıkları için uzadığı masalı, insanlarla maymunların hayali bir ortak atadan türedikleri yalanı, mağaralarda yaşayan ilkel adam safsatası bilim gibi sunuluyor. Üstelik sadece Avrupa ülkelerinde değil, Türki devletlerde hatta İran, Suudi Arabistan gibi Müslüman ülkelerde dahi gençler evrim safsatası ile eğitiliyor.

Tüm bu  aldatıcı bilgilerle karşı karşıya kalan gençlerin delil sorma hakları olmadığı gibi, bilimin gösterdiği delilleri ifade etme hakları da yok. Sınavlarda bilime göre değil, inanmasalar bile evrim teorisinin sözde gerçeklerine göre cevap vermek zorundalar. Dünyanın hiç bir ülkesinde biyoloji dersinde “evrim yok” diyen bir öğrencinin dersi geçmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, biyoloji, paleontoloji, antropoloji gibi akademik kariyeri olanların “evrim yoktur” deyip yükselmelerinin veya kariyerlerine devam edebilmelerinin de imkanı yok.

Bu nedenle bütün ülkelerde evrimin köhne bir masal, bilim dışı bir ideoloji olduğunu herkes tarafından gayet iyi biliyor olmasına rağmen tüm öğrenciler, tüm öğretmenler, tüm akademisyenler evrimi kabul etmek mecburiyetindeler.

Bu konuda Nathan Frankowski’nin yönetmenliğinde hazırlanan, senaryosunu Kevin Miller ve Ben Stein’ın yazdığı 2008 yapımı No Intelligence Allowed  - Akla İzin Yok isimli bir belgesel film Darwinist dayatmanın bir gereği olarak dünyada Yaratılış gerçeğini savundukları için görevlerinden alınan çok fazla sayıda profesörün durumunu anlatıyor. Bunun önemli örneklerinden biri, okullarda Yaratılış'ın da okutulması önerisinde bulunduğu için alelacele görevinden uzaklaştırılan İngiltere Kraliyet Akademisi Eğitim Direktörü Michael Reiss.

İsrail Eğitim Bakanlığı bilim bölümü başkanı Dr. Gavriel Avital ise, evrimi sorgulayan yazılı ve sözlü açıklamalarından dolayı hemen görevinden alındı. Bir bakanlık yetkilisi İsrail’in en tanınmış gazetesi Haaretz’e, "bu görüşlere sahip olan birisinin, Eğitim Bakanlığı'nda bilim adamlarının başında görev yapamayacağını" açıkça ifade etmişti. Bir başka deyişle bilimin tam anlamıyla yerle bir ettiği “evrim teorisini” eleştiren bir kişinin, yetkili bir makamda bulunması imkansızdı. Bu uygulama ve söz konusu açıklama, Darwinist yaptırımların dünya çapında ne kadar güçlü ve etkili olduğunu gösteriyor.

Bu konuda başka önemli örnekler de var.

Örneğin Amerikalı Biyolog Richard Von Sternberg yazdığı bir makale de sadece yazılarında akıllı tasarımdan yani Allah’ın yaratmasından bahseden bir bilim adamının adını geçirdiği için çalışma ofisini kaybetti, dini inançları sorgulandı, istifa etmeye zorlandı ve sonunda işinden oldu. George Maison Üniversitesi Hücre Biyolojisi bölümünden Dr. Caroline Crocker sınıfta akıllı tasarımdan yani Allah’ın yaratmasından bahsettikten sonra  okul yönetimi tarafından yaratılışı anlattığı gerekçesiyle disipline gönderildi ve ardından işini kaybetti. İşini kaybetmekle kalmayan Crocker ayrıca kara listeye alındığı için başka hiçbir eğitim kurumunda iş bulamadı. Beyin cerrahı Dr. Michael Egnar ise tıp öğrencilerinin doktor olabilmeleri için illa evrim öğrenmeleri gerekmediği hakkında yazdığı bir makale sonrasında hem çok çirkin saldırılara uğradı, hem de görevine son verildi.

Washington Üniversitesi Astronomi bölümünden Prof. Guillermo Gonzalez, “Akademistlerle dolu bir oda da Allah’ın yaratmasından bahsettiğinizde bunlar savaş kelimeleri olarak algılanıyor” diyor. Gonzalez kitabında evrenin bir akıl tarafından düzenlendiğini ifade etmesinin ardından Iowa State Üniversitesinde kendisini bir çatışmanın ortasında buldu . Pek çok gezegenin keşfine yıldızlarla ilgili yaptığı önemli araştırmalara rağmen görev süresinin uzatılması talebi reddedildi hatta işine son verildi. Gonzalez akademisyen arkadaşları için “Eğer kariyer kaygısına düştülerse evrendeki düzen ile ilgili sessiz olmaları gerekir” diyor.

Belgeselde ismini vermek istemeyen bir çok bilim adamı yaratılış hakkında hiçbir açıklama yapamadıklarını söylerken “Bu öyle bir durum ki ağzınızı kapalı tutmayı öğreniyorsunuz” diyorlar.

Kaliforniya Üniversitesi’nden Moleküler ve Hücre biyolojisi Profesörü Jonathan Wells ise Darwinist bilim adamlarının durumunu şöyle anlatıyor.

“Öncelikle ben bilimi seviyorum. Bence Darwinizmin delilleri bozması tahrif etmesi bilim açısından çok kötü bir durum. Kendi teorilerine uymadığı için gerçek bilimsel delilleri ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bilimsel delillere uymayan bir teoriye dayanak yapmak için kendilerince delilleri tahrip ediyorlar.”

Darwinistler 150 yıldır bilim dünyasına sayısız sahtekarlık sunuyorlar, Darwinizmi resmi ideoloji olarak kabul ettirmek için dayatma şeklinde zorlamalar yapıyorlar, Darwinizmi resmi koruma ile ayakta tutmaya çalışıyorlar, yaratılışı savunan bilim adamlarının üzerinde baskı kurup, onları görevden alıyorlar ve Dünyanın her yerinde yaratılışı savunanların üzerine basın ve diğer unsurlarla gitmek suretiyle antidemokratik şekilde baskı uyguluyorlar.

Ancak Darwinizm batıl bir dindir ve her batıl din, mutlaka başarısız olacaktır. Bu, Allah'ın değişmeyen kanunudur. İstediği kadar başarılı gözüksün, istediği kadar dünyaya hakim olsun, istediği kadar geniş kitlelere ulaşıyor ve başarıdan başarıya koşuyor gibi görünsün, istediği kadar insanları dayatmalarla baskı altına almaya çalışsın batıl olan her din mutlaka yok olup gidecektir. Bu Allah'ın kanunudur ve Allah'ın kanunun da hiçbir zaman, hiçbir değişiklik yoktur.

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 81)

Bu yüzyılın dünyasında ilerleyen bilim ve teknolojinin de vesilesiyle evrimcilerin yalanlarının hepsi deşifre oldu ve Darwinistlerin kolları kanatları kırıldı. Bugün artık ilkokul çağındaki çocuklar bile, evrimi gösteren hiçbir ara fosil olmadığının, insanların maymunlardan türemediklerinin, canlıların gelişmiş ve kompleks yapılarının tesadüfle açıklanmasının mümkün olmadığının, Darwinizm'in bilim tarihinin en büyük sahtekarlığı olduğunun farkındalar. Farkındalar ama okullarında bu gerçekleri hala söyleyemiyorlar. Ama o da yakında olacak inşaAllah.

didemrahvanci@yahoo.com
https://twitter.com/DidemRahvanci
http://didem-rahvanci.com

 


İzlenme: 564
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR