kizilay_banner_728X090 width="728" height="90" title="">

Osmanlı'da Evrimci Prens Sebahattin

10 Haziran 2018 Pazar 10:54
osmanlida-evrimci-prens-sebahattin

19 yy Osmanlı İmparatorluğunun etrafı ekonomi, savaş, politika dışında toplum ahlakını bozmak için de ateist akımlardan tarafından sarılmıştı. Avrupanın sanayide ve sanatta ilerlemesi, hanedan içinde Avrupa özentisine sebeb oldu. Bu özenti giderek, hayranlık durumuna geldi.

 Payitaht Abdülhamit dizisin de, sürekli olarak bir Hürrriyet kelimesi söylenir durur ancak bu hürriyetin ne olduğu net açıklanmaz. Dizi de hürriyetten kasıtın sanat, balo, kıyafet ve inanç özgürlüğü olduğundan kısmen bahsedilir ancak bunlar o dönemde halkın yaptığı işlerdir. Tarihi gerçeklere bakıldığında ise hürriyet isteğinin aslında din, aile, ahlak ve milli değerlerden uzaklaşmak isteği olduğu anlaşılıyor. O dönemin İngiliz yanlısı paşaları ve sözde aydınları dinden arınmanın adına hürriyet demişlerdir. Bu arınma ise Avrupa'da o dönemlerde sözde özgürlük ve çağdaşlık adına ortaya çıkan Materyalizme dayanmaktadır. Dizi bundan bahsetmiyor ama bir insanın İngiliz ırk üstünlüğünü kabul edip, kendi devletine, dinine ve milletine düşman olmasının başka bir açıklaması yoktur. Nitekim Prens Sebahattinin ilgi alanlarına bakıldığında koyu bir evrimci olduğu net olarak görülmektedir.

Asıl adı Mehmed Sabahaddin olan Prens Sebahattin, 13 Şubat 1879 tarihinde İstanbul'da doğdu. Annesi Sultan I. Abdülmecit'in kızı Seniha Sultan, babası ise damat Mahmut Paşa'dır. Prens Sabahattin'nin düşüncelerinde, okuduğu siyasal ve toplumsal konulardaki çalışmaların yanı sıra babası Mahmut Celalettin Paşa'nın da rolü büyüktü. Mahmud Celaleddin Paşa, akrabalık bağının yanında, Sultan 2. Abdülhamid’in de yakın arkadaşıydı. Mahmut Paşa oğlu Sebahattin gibi İngiliz yanlısı bir siyaset izliyordu. Osmanlının İngiliz himayesine girmesini ve kendisinin de bu yeni devletin başında olmasını istiyordu. Prens Sebahattin gibi materyalist akımlara kapılmıştı ve kendi devletine karşı olan İngiliz Mühipler Cemiyeti gibi bir ihanet şebekesinin içindeydi.

Prens Sabahaddin’in doğa bilimlerine, özellikle kimya, biyolojiye bir ilgisi vardır. Sebahattinin sonraki dönemlerinin Paris yıllarında, Sorbonne Üniversitesinde bu konulardaki derslere devam eder. Okuduğu ve etkilendiği batılı ateist felsefeciler, Darwin, Haeckel, Büchner, Foullie, Le Play ve Edmond Demolins.. Diğer yandan kitaplarında evrimden bahseden İbn Haldun’un Mukaddime’sini okumuştur. Daha sonra Osmanlıya geri dönen Prens Sabahattin, genç yaşlarından itibaren Avrupa fikir hayatı ve kültürü ile donanmıştır. Edmond Demolins’in evrimci ve ırkçı bakış açısıyla yayınladığı “Anglo-Saksonların (İngiliz Derin Devletinin) üstünlüğünün sebebi nedir?” adlı eseri Prens Sabahattin’in üzerinde derin etki bırakmıştır.

Sultan Abdülaziz Han döneminin muhalifleri, Genç Osmanlılar (sonradan ismi Jön Türkler olacak) Osmanlı devletinin ancak İngilizlerin sömürgesi altına girmesiyle kurtulabileceğine inanmışlardır. Bu akım, daha sonra da Avrupa yanlısı İttihat ve Terakki komitesine dönüşecektir. Jön Türklerin birçoğu da İngiliz derin devletinden himaye ve destek görmüştür. 1899 yılı sonlarında Damat Mahmud Celaleddin Paşa ve oğlu Prens Sebahattinin Avrupa’ya firarları, Jön Türklerin içinden, Osmanlı’ya İngiliz müdahalesinin gerektiğine inananlar, Osmanlı Hürriyetperveran Cemiyeti’ni kurarak İngiliz desteğiyle darbe yapmaya çalışmışsa da başarılı olamamışlardır.

31 Mart Vakası’nın arkasındaki isimlerden kabul edilen Prens Sabahattin, darbe sonrası kurulacak Osmanlı devlet sisteminin, İngiliz sistemine benzer bir model olmasını savunmuştur. Bütün bunlara rağmen İttihat ve Terakki iktidara geldiğinde, İngiltere’den beklediği desteği görememiştir. Çünkü İngiliz derin devletinin gerçek amacı, sömürgeciliktir. Prens Sabahattin, 31 Mart Vakası'ndan sonra tutuklandı. Mahmut Şevket Paşa ve Hurşit Paşa'nın yardımıyla serbest bırakıldı. Mahmut Şevket Paşa'nın vurulmasına adı karışınca Paris'e kaçtı. 1919 yılında savaşın bitmesiyle tekrar yurda döndü. Bulunduğu sürece siyasi ve sosyal görüşlerini açıklayan yazılar yazdıysa da politik bir oluşum içine girmedi. 1920 yılında tekrar Avrupa'ya gitti. Cumhuriyeti'in ilanından sonra Osmanlı Hanedanı üyesi olduğu için yurda bir daha dönemedi. Gittiği İsviçre'de Neuchâtel kentinde 1948 yılında vefat etti. Ölümünden sonra kemikleri 1952 yılında Türkiye'ye getirilerek İstanbul'un Eyüp semtinde babasının ve dedesinin mezarlarının bulunduğu Halil Rıfat Paşa türbesine defnedildi.

http://www.gercekhayat.com.tr/…/jon-turkler-ve-prens-sabah…/
http://ingilizderindevleti.net/4-ingiliz-derin-devletine-h…/

Haberin etiketleri:

payiyaht, osmanlı, prens, paşa, saray, abdülhamit


Haber okunma sayısı: 186

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER